Görselin amacını nasıl açıklayacağınızı öğrenin(yeni sekmede açılır).
65 okunma

Görevinden ihraç edilen Necip Çelenk haberi Ulusal basına intikal etti..

25 Kasım 2016 21:21
0

BEĞENDİM

Çelenk,  YURT gazetesi muhabiri Ali Avcu’ya bir mektup yazarak bütün olayları detayları ile birlikte anlattı. Gazeteci Ali Avcu Çelenk’in mektubunu değerlendirerek detaylı bir şekilde yayınladı..

 

İŞTE O MEKTUP AYNEN ŞÖYLE :

 

 

15 Kasım’da “Ordu OSKİ’de 200 milyonluk kamu zararı iddiası”diye yayınladığımız haberin ardından kamudaki 200 milyonluk zararı vicdanının sesini dinleyip. Görmezden gelmeyip ilgili birim ve kurumlara ileten OSKİ Abone işleri daire başkanı olan Necip Çelenk sonunda FETÖ’cü damgası yiyerek KHK’lerle memurluktan ihraç ediliyor

 

Nasıl mı?

 

Onu da Necip Çelenk “Yurt ’un sesi ”ne yolladığı mektupta şöyle dile getiriyor:

 

Sayın Ali Avcu Bey; Ben, 1998 Yılında İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)’ de memuriyete başladım ve İSKİ’ de memur, şef ve Şube Müdürlüğü gibi çeşitli vazifelerde bulundum ve bu görevlerim esnasında başarılı çalışmalarım dolayısı ile takdirname ile ödüllendirildim. Memleketim olan Ordu ilimize hizmet etmek için 2014 Yılı Mayıs ayında Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ)’ne naklen tayin oldum ve OSKİ de Abone İşleri Dairesi Başkanı olarak göreve başladım.

 

200 milyon kamu zararı var

 

Ancak, OSKİ’de 2014 Yılı Mayıs ayından itibaren abone iş ve işlemlerinin ifa edildiği ilçe şube müdürlükleri ve ilçe şefliklerinde abone iş ve işlemleri, idarenin parasal tahakkuk ve tahsilat işlemleri vb. birçok husus, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yerine getirilmediğinden idarenin en az 200 Trilyon (milyon) TL. Zarara uğratıldığı hususlarında idarenin aksayan yönlerini, kamu zararına yol açan iş ve eylemlerini, bu hususlarda ilgili mevzuatlar gereği izlenecek yol ve yöntemleri gerek genel müdürüme, genel müdür yardımcılarıma ve gerekse de diğer ilgili daire başkanlıklarına, birimlerine resmi yazı ile birlikte belli tarih aralıklarında yazılı ve sözlü olarak bildirdim. Ancak, idare birimleri benim resmi yazılarımı-konuları ve ilgili mevzuat hükümlerini ciddiye almadılar, konulara gereken özen ve hassasiyeti göstermedikleri için yazılarımın gereğini de yapmadılar… 

 

OSKİ, Genel Müdürümle birlikte Genel Müdür yardımcılarım da belirttiğim konulara gereken önemi ve hassasiyeti göstermediler. OBB Başkanımız ve OSKİ Genel Müdürümüz tarafından ilgili birimlere gereken emir ve talimatlar verilmeyip, idarede meydana gelen kamu zararı ve yolsuzlukların üzerine gidilmediğinden idarede 2014 Nisan ayından bu yana 200 milyon TL’yi aşan bir kamu zararı oluşmuştur. 

 

Görev yerim lağvedildi

 

Tüm bu hususları Genel Müdürümüz Fatih Yürük ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Enver Yılmaz’a ilettim. Ancak Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük ve OBB Başkanımız Sayın Enver Yılmaz tarafından da belirttiğim hususların üzerine gidilmedi. 2015 Temmuz ayında daire başkanı olarak vazife yaptığım Abone İşleri Dairesi Başkanlığı kadrosu OSKİ Genel Müdürlüğünce lağvedilerek yerine yeni ihdas edilen Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına idarece atandım. Ancak bu daire başkanlığına ait görev ve yetkilerimi yerine getirebilmek için üst makamlarıma yazılı ve sözlü görev taleplerinde bulunmama rağmen OBB Başkanımız Sayın Enver Yılmaz ve OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük tarafından 1 (bir) yıl boyunca bu daire başkanlığında da aktif olarak çalıştırılmadım.

 

Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük, 2015 Temmuz ayında beni makam odasına bir toplantıya çağırarak toplantıda bana hitaben : “artık seninle çalışmak istemiyorum, sen çok bilgili ve tecrübelisin ve ayrıca mükemmel çisin. Biz senin bilgi ve tecrüben doğrultusunda çalışamayız, bir yıl içinde derhal kendine başka bir kurum bul ve bu kurumdan ayrıl, aksi halde sana daha kötü işlemler, muameleler yaparız, kesinlikle seni bu kurumda çalıştırmayacağız..” dedi. (Bu hususu da Sayın Genel Müdür bey inkar ettiği takdirde ispatlamaya hazırım.) Bende Sayın Genel Müdürüme cevaben “bu idarenin resmi bir kamu kurumu olduğunu, görevlerimi mevzuat hükümleri dahilin de uyum içerisinde yerine getirmek istediğimi, her kurumda olduğu gibi bu idarede de kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkesinden hareketle mevzuat dahilinde en iyiyi-mükemmeli yakalamak anlamında kamu hizmeti sunmak arzusunda olduğumu, bu isteğimin neden kötü ya da olumsuz karşılandığını anlayamadığımı, bütün amirlerim ve çalışma arkadaşlarım ile uyum içinde disiplin hukukuna riayet ederek çalıştığımı ve bu arzumun devam ettiğini, ancak uygun bir kurum bulduğumda da bu kurumdan ayrılabileceğimi…” belirterek toplantıdan ayrıldım.

 

Mobbing uygulandı..

 

Daha sonra; OBB Başkanımız Sayın Enver Yılmaz’ın da bilgisi dahilin de OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük tarafından şahsıma kasıtlı ve sistematik olarak mobbing uygulanarak şahsımı hedef alarak çalışmalarım sistemli bir biçimde engellenip idarede huzursuz olmama yol açarak beni idareden yıldırma, dışlama, gözden düşürme yoluna gittiler.

 

Ve yine OBB Başkanımız.  Sayın, Enver Yılmaz’ın bilgisi ve talimatları doğrultusunda OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük, idarede beni aşağılayıp küçümseyerek kurumdan ve iş arkadaşlarımdan beni dışladı. Kişiliğimi ve saygınlığımı zedeleyerek şahsımı kötü muameleye tabi tuttu.  Haksız ve yıldırmaya yönelik eylemler sonucu tarafıma psikolojik taciz uygulayarak beni kurumdan ayrılmaya zorladılar.

 

Hapsettiler..

 

Bu kapsamda idarece önce Genel Müdürlük hizmet binasından uzak başka bir yere, belediye çöp depolama alanının bulunduğu Atık su Arıtma tesisleri içinde adeta küçük bir oda içine beni hapsederek orada oturmam emredildi. Daire Başkanlığı hizmetimdeki mevcut idare aracı alındı.  Yine daire başkanlığı hizmetindeki idare cep telefon hattı elimden alındı. Daire başkanlığı emrine herhangi bir hizmet aracı ve personel tahsis edilmedi. Daire başkanlığımın yasal görevleri tarafıma yaptırılmadı. İdarenin hiçbir faaliyetine, aylık toplantılarına, yurt içi ve yurt dışı eğitim, seminer vb. faaliyetlerine katılımım sağlanmadı. (Kurum kayıtlarında tüm bu belgeleri mevcuttur.) Ve ayrıca, zaman zaman Genel Müdür yardımcımız Sayın, Suat Olgun tarafından makam odasına çağrılarak bana hitaben “Genel Müdürün talimatları gereği biran evvel kurumdan ayrılman gerektiğini, aksi halde ilerleyen günlerde sana karşı daha kötü işlemler yapılacaktır…” Vb. yönünde bana tehdit içerikli talimatlar verilmiştir.

 

Ayrıntılar Ordu idare mahkemesinde

 

2016 Mayıs ayında Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı da idarece lağvedilip, yerine isimsiz başka bir daire başkanlığı kadrosu ihdas edilmesi ile birlikte yine idarece bu daire başkanlığına atandım. Bu hususların ayrıntıları Ordu idare Mahkemesi’nin 23 Haziran Tarih, 2016/905 no.lu dosyasında mevcuttur. Ancak ben her defasında kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından aktif olarak vazifelerimi yapmak istediğimi üst makamlara yazılı ve sözlü olarak belirttim. Üst yöneticiler (OBB Başkanı Sayın Enver Yılmaz ve OSKİ Genel Müdürü Sayın Fatih Yürük) beni her defasında cezalandırdılar. Ve son olarak da 16 Haziran Tarih’inde haksız ve hiçbir gerekçeye dayanmadan beni daire başkanlığı görevinden aldılar. 

 

İdarece uzman kadrosuna atandım. Daha sonra yine idarece adeta cezalandırılarak ikametimden uzak Ordu merkeze en uzak ilçe olan Akkuş ilçesinde Arıtmalar şube müdürlüğünün gerçekte ve fiiliyatta var olmayan bir İlçe şefliği emrinde anlamsız ve manasız ve süresiz bir şekilde görevlendirildim. Bu görevlendirmeye ilişkin tarafıma ne bir hizmet aracı ne de başka görev yapmama dair imkan tanınmadı. Bende idarenin tarafıma karşı hukuka aykırı yaptığı bu idari işlemin iptalini ve daire başkanlığını görevime iade edilmem hususunda Ordu İdare Mahkemesi’nde 23 Haziran Tarih, 2016/905 sayılı dosya ile dava açtım.  Bu dava dilekçesinde OSKİ’ de en az 200 Trilyon (milyon) TL. Ye ilişkin kamu zararı oluştuğu hususlarını ortaya çıkardığım için beni idareden ayrılmaya zorladıklarını, beni daire başkanlığı görevinden bu sebeplerle aldıklarını vb. belge ve bilgileri mahkemeye sundum ve dava devam etmektedir.

 

Kin ve garez içerisindeler..

 

Sayın Ali Avcu Bey, yukarıda izah ettiğim sebepler dolayısı ile gerek OBB Başkanımız Sayın Enver Yılmaz.  Gerekse OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük bana kin ve garez beslemiş olup beni memuriyetten ihraç etmenin yollarına başvurarak önce 667 Sayılı KHK yı fırsata dönüştürüp belge bilgi ve mesnetten yoksun biçimde, kasten 25 Temmuz Tarihinde beni memuriyetten açığa aldılar. 

 

Halbu ki,  FETÖ terör örgütü ile gerek şahsımın gerekse de ailemin uzaktan yakından hiçbir bağımız, ilgimiz, mensubiyetimiz vb. olmadığı gibi, Ben ve ailem FETÖ’nün okullarında okumadım. Dershanesine gitmedim. Yurtlarında kalmadım.  Sohbetlerine ve gezilerine katılmadım. Bankasya da hiçbir zaman hesabım olmadı.  Hiçbir zaman FETÖ’yü övmedim.  Tam aksine bilhassa 2013 yılı 17/25 Aralık sürecinden itibaren bu terör örgütüne olan tepkilerimi, nefretimi çalıştığım ortamlarda, sosyal çevremde ( “Necip çelenk” kullanıcı adım ile facebook sayfamda) ve her platformda dile getirmeme rağmen devletini, milletini ve hükümetini seven bir kişi olduğum halde, yukarıda izah ettiğim sebeplerle OBB Başkanımız.  Sayın Enver Yılmaz ve OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük’ün bana olan şahsi kini, nefreti ve garezleri sebebiyle 667 Sayılı KHK’yı fırsata dönüştürüp görev ve yetkilerini kötüye kullanıp önce beni 3 (üç) ay süre ile açığa alarak görevimden uzaklaştırdılar. 

 

 

Ben de yine derhal idarenin beni haksız yere memuriyetten açığa alma işlemine karşın 3 Ağustos Tarih’inde Ordu İdare Mahkemesine müracaat ederek 2016/1084 dosya numarası ile idarece tarafıma uygulanan bu açığa alma işleminin de iptalini talep ettim. Bu işlemin hemen ardından İçişleri Bakanlığına dilekçe yazarak bana uygulanan bu haksız ve hukuksuz işlemler sebebiyle şikayette bulundum. 

 

AK Parti il başkanı şikayeti geri çekmesini istedi..

 

Daha sonra; Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Enver Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Sayın avukat Uğur Çelenk’e “Necip Çelenk bizi idare mahkemesine şikayet ettiği için (200 Trilyon /milyon kamu zararı ile kanuna aykırı atama vb. işlemleri deşifre ettiği için) bizde kendisine bu 667 Sayılı KHK yı kasten uyguladık. Bizi şikayet edenle bizde uğraşırız. Necip, Ordu İdare Mahkemesindeki 23 Haziran Tarih, 2016/905 Sayılı dava dilekçesini geri çekip daire başkanlığı kadrosundan feragat ederek uzman kadrosunda idarede çalışmaya devam ederse bizde onun açığa alınma işlemini hemen kaldırırız.” 

 

(OBB Başkanının buradaki asıl maksadı, ilk defa 23 Haziran Tarih’inde Ordu İdare Mahkemesine 2016/905 sayılı dosya ile OSKİ deki 200 Milyon TL’yi aşkın kamu zararı ve yolsuzlukları belgeleriyle birlikte mahkemeye sunduğumdan, mahkemedeki bu dilekçemi geri çekerek bu yolsuzlukların üzerini örtmeye çabalamıştır.)  Şeklindeki mesajlarının tarafıma iletilmesini AK Parti İl başkanından istemiştir. 

 

Bu konuları AK Parti İl Başkanı Sayın avukat Uğur Çelenk kendi avukatlık ofisinde amcasının oğlu Mücahit Çelenk’inde olduğu sırada bana iletti. Bende kendisine Sayın Başkanımıza selam ve saygılarımı iletmenizi istiyorum. Ancak ben, bana yapılan tüm hukuksuz iş ve eylemlere karşı hukuka ve adalete sığındığımı, yargının vereceği karar neticesine hepimizin saygılı olması gerektiğini, ancak dilekçemi geri çekmeyeceğimi başkanımıza iletilmesini belirttim. 

 

İftira ve suçlamalarda bulundular

 

Daha sonra 9 Ağustos Salı gecesi saat 23.45 sıralarında AK Parti İl Başkanı Sayın Uğur Çelenk 0532… no.lu cep telefonundan benim kullandığım 0533… Nolu telefonumu arayarak, Sayın Enver Yılmaz başkanımızın sana olan mesajını iletiyorum, Enver başkanımız dedi ki. “ Tekrar şu Necip ile bir kez daha görüş. Ordu İdare Mahkemesindeki 23 Haziran Tarihli 2016/905 Sayılı dava dilekçesini geri çeksin, aksi halde onu FETÖ/PDY kapsamında 667 Sayılı KHK’nın Madde 4. (1) e fıkrası gereğince Ordu Valiliği OHAL Komisyonu kararı ile memuriyetten ihraç ettireceğim” dedi.  Şeklindeki Sayın Enver Yılmaz başkanımızın mesajını bana iletti. Ancak ben de yine AK Parti İl Başkanı Sayın Avukat Uğur Çelenk’e “Sayın Enver Yılmaz başkanımızın bana karşı haksız ve hukuka aykırı ithamlarına, iftiralarına ve suçlamalarına karşı yargı yollarına ve ilgili makamlara başvuracağımı ve şikayet dilekçemi de geri çekmeyeceğim” dedim.

 

Cumhurbaşkanlığına iletti..

 

Sayın Ali Avcu bey, 2014 Yılı Haziran ayından itibaren OSKİ’deki 200 Milyon TL.yi aşkın kamu zararı, görevi kötüye kullanma suçları vb. hususlarında OBB Başkanımızı, OSKİ Genel Müdürümüzü ve Sayıştay Denetçilerini bilgilendirmeme rağmen bu hususların üzerine gidilmeyince. Bu defa. OSKİ Genel Müdürlüğünde “Denetim görevinin ihmali, Görevi kötüye kullanma, Resmi belgede sahtecilik, Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, irtikap, Suçluyu kayırma, çevreyi kirletme, Anayasayı ve yasaları ihlal ve ilgili mevzuat gereği diğer suçlar sebebiyle TCK ilgili hükümleri gereğince” OSKİ Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, OSKİ Genel Müdürü Fatih Yürük, OSKİ Genel Müdür yardımcısı Mustafa Özkan, OSKİ Genel Müdür yardımcısı Suat Olgun, 2015 Yılında OSKİ’ye denetime gelen Sayıştay denetçisi Metin isimli şahıs ve diğer sorumlular hakkında 9 Eylül Tarih’inde Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2016/7927 soruşturma nolu dilekçe ile ihbar ve şikayetimle birlikte aynı anda Cumhurbaşkanlığı Makamına, Başbakanlık Makamına, İçişleri Bakanlığına, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığına, Sayıştay Başkanlığına klasör halinde belge ve bilgileri içeren dilekçelerim ile ihbar ve şikayette bulundum. Ancak bu kurumlardan hala müspet bir girişim ve sonuç yok.

 

200 milyonluk kamu zararının

üzerini örtmeye çalışıyorlar..

 

Sayın Ali Avcu Bey, yukarıdaki açıklamalarımdan da görüleceği üzere OBB Başkanımız Sayın Enver Yılmaz ve OSKİ Genel Müdürümüz Sayın Fatih Yürük tarafından 2015 yılında önce çalıştığım daire başkanlıkları (Abone İşleri Dairesi Başkanlığı ve Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) lağvedildi.  Sonra,  OSKİ deki bu kamu zararı ve hukuksuzlukların üzerleri örtülmeye çalışıldı.  Bunlarla birlikte şahsımı idareden zorla, baskıyla, mobbing uygulayarak ayırmaya çalıştılar. Akabinde de memuriyetten ihraç edilmemin yollarına kılıf aradılar. Sonun da 667 Sayılı KHK yı fırsata dönüştürerek haksız ve hukuka aykırı biçimde, kasten bu KHK yı tarafıma uygulayarak beni açığa aldılar. Açığa alınma işlemlerinde de şahsımla alakalı suç teşkil edecek herhangi bir unsurun / olumsuz durumun ortaya çıkmamasına rağnmen yaklaşık 4 ay boyunca açığa alma işlemini kaldırmayıp beni görevime başlatmamışlardır. OBB Başkanı Sayın,  Enver Yılmaz ve OSKİ Genel Müdürü Sayın, Fatih Yürük bu süreç içerisinde tarafıma İftira atmak suretiyle.  FETÖ/PDY Suçlaması ile beni memuriyetten ihraç edemeyeceklerini anladıklarında. Bu defa yukarıdaki hususlar ile alakalı Ordu yerel basınında (Yön Gazetesi) çıkan haberler dolayısı ile yine şahsıma idarece İftira atılarak disiplin işlemi uygulanmak suretiyle memuriyetten atılmama hazırlık amacıyla 27 Eylül Tarihinde savunmam istenmiştir.

 

OSKİ ile ilgili cumhuriyet savcılığına

300 sayfalık belge verdi..

 

Sayın Ali Bey, ben, sosyal medya hesabımdan (Necip Çelenk kullanıcı adlı facebook hesabım) çalıştığım kurumum olan OSKİ Genel Müdürlüğü hakkında veya yöneticileri hakkında olumsuz herhangi bir yorum ve paylaşımlar yapmadığım gibi. Asla yerel gazeteye (yön gazetesi) herhangi bir bilgi ve belge de vermedim. Sadece, resmi olarak Ordu Cumhuriyet Başsavcılığına, Ordu İdare Mahkemesine ve diğer yetkili kurumlara dilekçe ekinde yaklaşık 300 sahifelik belge ve bilgileri sundum. Ben 18 yıllık devlet memuruyum. İzinsiz basına bilgi ve belge vermenin suç teşkil edeceğini bilen bir devlet memuruyum. Yukarıda belirttiğim üzere yargı organları ve kurumlar haricinde herhangi bir basın yayın organına asla belge ve bilgi vermemişken, sosyal medya hesabımda da gerçeğe aykırı biçimde kurumumu ve yöneticilerini karalayıcı, küçük düşürücü vb. Herhangi bir yorum ve paylaşımım olmamışken.  OSKİ, Genel Müdürlüğünce yine tarafıma İftira atılarak, hukuki mesnetten yoksun bir suçlama ile savunmamın istenmesi ve bu savunmamın sonucunda da yine hukuka aykırı olarak idarece memuriyetime leke sürülüp ağır disiplin cezasına çarptırılacağımı veya memuriyetten ihraç edileceğimi düşünmekteydim. Yine OSKİ Genel Müdürlüğünce 27 Eylül Tarihinde alınan bu savunmamın ardından 19 Kasım Tarih’inde yine Ordu Yön Gazetesi’nde yayımlanan haberler dolayısı ile benden tekrar memuriyetten çıkarma cezası ile savunma istenmiştir.

 

İlgili kurumlara belgeler ile

başvuruda bulundu..

 

Sayın Ali Bey, Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı OSKİ Genel Müdürlüğü’nde yaşadığım tüm bu olaylara ilişkin aşağıdaki kurumlara yaptığım başvurular şunlardır:

 

Ordu İdare Mahkemesi’ne 23 Haziran Tarih’inde 2016/905 sayılı dava dosyası ile daire başkanlığı görevime iadem konusunda dava açtım. ( Ancak mahkeme idarenin daha sonradan beni FETÖ kapsamında açığa aldığını mahkemeye sunarak mahkemeyi etki altına almış ve mahkeme de yürütmeyi durdurma talebimizi ret etmiş olup, hala esas dava için duruşma günü dahi vermemiştir.) 

 

25 Temmuz 2016 Tarih’inde OSKİ Genel Müdürlüğünce haksız yere memuriyetten açığa alınma işleminin iptali için 16 Ağustos Tarihinde Ordu İdare Mahkemesi’ne 2016/1084 nolu dosya ile açığa alınma işleminin iptali konusunda dava açtım. (Mahkeme henüz duruşma günü dahi vermedi, idare mahkemesine davalarımı hep duruşma talepli açtım) 

 

Ordu İdare Mahkemesine 23 Haziran Tarih’inde açtığım davada OSKİ’de meydana gelen söz konusu 200 Milyon TL.yi aşkın kamu zararı ve yolsuzluk konusunda mahkemece herhangi bir işlem yapılmayınca ve idare mahkemesince de cumhuriyet savcılıklarına da bu durum bildirilmeyince bu defa ben, 9 Eylül Tarih’inde Ordu Cumhuriyet Başsavcılığına bir klasör eki belge ve bilgilerle birlikte OSKİ’deki 200 Milyon TL.yi aşkın kamu zararı ve yolsuzluklarla alakalı suç duyurusunda bulundum. 

 

( (Ancak hala bu dosya ile alakalı savcılık tarafından soruşturma başlatılmamıştır.) Yine aynı tarihte Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Devlet Denetleme Kurulu ve Sayıştay Başkanlığına da OSKİ’deki bu 200 Milyon TL.yi aşkın kamu zararı ve yolsuzluklar konusunda klasör dolu belge ve bilgilerle birlikte suç duyurusunda bulundum, buralardan da henüz bir sonuç yok.

 

25 Temmuz Tarih’inde OSKİ’nin haksız yere ve bana iftira atarak memuriyetten açığa alınma işlemine karşı ve OBB Başkanımızın bana karşı tehditlerine ilişkin 16 Ağustos Tarih’inde İçişleri Bakanlığına yazdığım dilekçemi içişleri bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü vasıtasıyla Ordu Valiliği OHAL Bürosuna göndermiş ancak buradan da bir sonuç yok. 

 

Ordu Cumhuriyet Savcılığı nezdindeki 2016/6223 nolu soruşturma dosyasına ilave sunduğum 8 Eylül Tarihli dilekçem.( Memuriyetten ilk açığa alınıp, emniyetteki alınan ifademe istinaden Cumhuriyet Savcılığında açılan soruşturma dosyası) Bu dosyadan da hala sonuç yok. 

 

OSKİ, Genel Müdürlüğünce haksız yere memuriyetten açığa alındığımdan Ordu Valiliğince görevime başlatılmamın gerektiği konusunda 10 Ekim Tarih’inde Ordu Valiliğine yazdığım dilekçeye cevap verilmedi. 

 

26 Ekim Tarihinde Ordu Valiliğine Bilgi Edinme Hakkındaki Kanun gereğince yaptığım başvuruma olumlu yanıt alamadım. 

 

OSKİ, Genel Müdürlüğüne 27 Ekim Tarihinde yazdığım ve Bilgi Edinme Kanunu gereği Ordu Valiliğince OSKİ’ye gönderilen göreve başlatma yazısı ve idarenin beni göreve başlatmayarak bu yazıya karşılık verdiği cevab-i yazıdan birer suret talep ettim, ancak tarafıma OSKİ tarafından cevap verilmedi.

 

OSKİ’nin beni memuriyetten çıkarmaya ilişkin açtığı disiplin soruşturmasına verdiğim 03.10.2016 Tarihli savunmam.

 

OSKİ’nin yine beni memuriyetten çıkarma cezası istemiyle istediği savunmaya ilişkin 19.10.2016 Tarihli savunmam.

 

OSKİ, Genel Müdürlüğü 25 Temmuz Tarih’inde beni ilk açığa aldığı tarihte alması gereken ifademi 4 ay sonra, yani 14 Ekim Tarih’inde disiplin soruşturması kapsamında almıştır. 

 

“Memuriyetten uzaklaştırmak için

türlü türlü kılıf aradılar”

 

Sayın Ali Bey, yukarıdaki süreçlerden de görüleceği üzere, Ordu Büyükşehir Belediyesine bağlı OSKİ Genel Müdürlüğü (OSKİ’nin tarafıma yaptığı tüm bu işlemler OSKİ Yönetim Kurulu Kararı alınarak yapılmaktadır. Ve Yönetim Kurulu Başkanı da Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz’dır.) 2015 yılından bu yana adeta bana bir psikolojik bir savaş açmış durumda ve her ne pahasına olursa olsun beni kasten memuriyetten ihraç etmenin yollarına kılıf uydurmaya çalışmışlardır. 

 

OSKİ, Genel Müdürlüğü beni FETÖ/PDY kapsamında memuriyetten ihraç ettiremeseydi, bu sefer disiplin soruşturması kapsamında hukuka aykırı olarak yine beni memuriyetten ihraç edeceklerini tahmin ediyordum. Ben yalnızca devletime ve milletime faydalı olmak, kamu yararı ve hizmet gerekleri için çalışmaya gayret eden bir devlet memuru olmama rağmen. Ordu Büyükşehir Belediyesi OSKİ, Genel Müdürlüğünce bu tür haksız kumpaslara, iftiralara ve eylemlere maruz kaldım. Ve tüm bu olumsuzluklar ve haksızlıklar karşısında Yüce Türk Adaletine ve Yetkili Makamlara sığındım ve sığınmaya da devam edeceğim.

 

Yolsuzluklara göz yummasını istediler..

 

Sayın Ali Bey, Şayet ben de OSKİ’deki bu hukuksuzluklara ve 200 Milyon TL. yi aşkın kamu zararlarına ve yolsuzluklara göz yumsaydım asla bunların hiçbirisi başıma gelmeyecekti.

Sonuç olarak; yukarıda izah ettiğim süreçlerin ardından memuriyetime dönmeyi beklerken; 22 Kasım’da 29896 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 677 Sayılı KHK ‘nın 1.Maddesi’nin Ç) fıkrası Ekli ( 4 ) Sayılı Liste’nin 2092 Sırasında Necip Çelenk ismimle (Ordu Büyükşehir Belediyesi)memuriyetten ihraç edildiğimi gördüm. Bundan sonra da hukuk mücadelemi sürdüreceğim. Hak doğrunun her zaman yardımcısıdır. Eninde sonunda Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum ve hükümetimize ve yetkililerimize senin aracılığın ile buradan sesleniyorum.

 

Gerçek dışı iddialar ile ihraç ettiler 

 

“Benim memuriyetten ihraç edilmeme gerekçe gösterilen gerek disiplin soruşturmasına konu iddialar gerekse de Ordu Valiliği OHAL bürosunca alınan kararlar tamamen asılsız ve mesnetsiz olup, tarafımı karalamaya yönelik, iftira niteliği taşıyan iddialarıdır. Şahsımın herhangi bir örgütle bağlantı içinde bulunduğunu kanıtlayacak nitelikte. Somut bir delil bulunması asla mümkün değildir. Çünkü görevimden uzaklaştırılmamı ve nihayetinde de memuriyetten ihraç edilmemi gerektirecek nedenlerin açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gereklidir. Tarafıma isnat edilen suçlamalar tamamen gerçek dışı, soyut ve dayanaksızdır. 

 

Vatan ve millet sevgisi içerisinde..

 

Meslek hayatımı bugüne kadar vatan ve millet sevgisi içinde başarıyla yerine getirdim. Herhangi bir terör örgütü ile uzaktan yakından ilgim bulunmamıştır. Bulunması da mümkün değildir. 15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşanan menfur saldırıları, vatanını ve milletini seven her Türk vatandaşı gibi endişe ve üzüntü ile karşıladım. Devletimize, milletimize ve demokrasimize yapılacak herhangi bir hain saldırıyı desteklemem mümkün değildir. Bu güne kadar hakkımda örgüt üyeliği ve benzer suçlamalar ile gerçek manada herhangi bir şikayette bulunulmamıştır. Bahsi geçen suçlamalarla alakalı daha önce hakkımda açılmış bir disiplin soruşturması ya da ceza kovuşturması da mevcut değildir. Görevimin başında kalmamda sakınca görülecek veya memuriyetten ihraç edilmeme gerekçe olacak herhangi bir durum söz konusu olmadığından, hakkımda uygulanan görevden uzaklaştırma ve nihayetinde de memuriyetten ihraç edilme işlemi açıkça hukuka aykırıdır.

 

Sapla samanı birbirine karıştırdılar..

 

“ Ne olur, ALLAH aşkına bu hain FETÖ/PDY yapılanması içinde bulunanlara karşı bu süreci sulandırmaya çalışanlara, kurumlarda adeta bu KHK’ lardan kaynaklanan yetkilerini bir cadı avına, adeta bir hesaplama sürecine dönüştüren vatan hainlerine müsaade edilmesin.  Sapla, saman birbirine karıştırılmasın. 22 Kasım Tarih ve 29896 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 677 Sayılı KHK ‘nın 1.Maddesi’nin Ç) fıkrası Ekli ( 4 ) Sayılı Liste’nin 2092 Sırasında tarafıma yapılan bu hukuki dayanaktan yoksun ve hatalı memuriyetten ihraç işleminin biran evvel düzeltilmesini ve daha fazla mağduriyetlerimize, aile dramlarımıza yol açılmasına izin verilmemesini talep ediyorum.”…dedi..

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    Ziyaretçiler
    Online: 1
    Bugün: 833
    Toplam: 241944

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.