Kültür sanat ve şiir gecesinin ardından…
Haber : OSMAN ŞAHİN
PİLLA BÖCÜK Dergisi yazarları, şairleri ile sanat sever dostları derginin ilk sayısında Boztepe Balkon kafeden uçtular, 2. Sayısında ise Ordu Kültür ve sanat merkezine kondular. Bu emeğin karşılığında ORDU'DA GÜZEL BİR 'ŞİİR SOFRASI' kuruldu.. SOFRANIN ETRAFINA ŞİİR SEVERLER OTURDU.. Ancak, gecede sadece Ordu’nun resmi dairelerinde görevli Kültür ve Turizm müdürü ile İl spor müdürü protokol masasında yerlerini aldılar. Salon yine de şiir ve edebiyat severler tarafından az bir izleyici topluluğu tarafından izlense de o gecenin adına ve önemine binaen Kültürün, sanatın, edebiyatın öneminden anlayanlar az da olsa bir araya gelmiş oldular.
Gece Pillaböcük dergisi ve Cesur Ordu gazetesi sahibi Berkant Doğan öncülüğünde düzenlendi. Ama ona verdiği emeğin karşılığında kendisinden fazla katkı sunan ve destek veren dost yazarları da büyük destek verdiler. Gecenin sunumunu ve yöneticiliğini yapan gazeteci Berkant Doğan, geceye katılanlara sonsuz teşekkür ederek, katılım sağlamayan ve umursamayan Ordu’nun yöneticilerine de kısa da haklı olarak bazı sitemlerde bulundu.
Tabiki, geceye her ne sebeple olursa olsun katılamayan Ordu’nun önde gelen yöneticileri, en önemlisi il ve ilçe Milli Eğitim müdürleridir. Çünkü, edebiyatın ve kültürün bütün boyutları, kelimeleri, cümleleri ve mısra ile hikayeleri Milli Eğitim görevlileri sayesinde öğretilir. Akabinde İlin ve ilçenin Belediye başkanları, valisi ve kaymakamları Kültür ve sanata önem vererek bu ili bir kültür merkezi haline gelmesinde büyük emekleri olmalıdır. Geceyi düzenleyenleri önemsemezeler, onların yaptıkları büyük olmasa dahi, en küçük bir kelimesinde Kültür ve edebiyat varsa, onların yanında sende olacaksın demektir. Olamıyorsan, vekilin vardır, o da yoksa çiçeklerin açabilir veya bir kutlama kültürü iletilebilir, emek verilen bu sanata gösterilen ilgi ve alakanı bir mesajla da tebrik edebilirsiniz..
İşte bu anlayışla Ordu’yu yönetenlerin kültür ve sanata verdikleri önemini bir kez daha ortaya koydu. Ancak, üzülerek şunu belirtmek istiyorum.. ŞİİR, KÜLTÜR ve SANAT’ın önemini herkes anlayamaz..Sanatsız medeniyet, hatta sanatsız insanlık düşünülemez. Sanat, evrensel bir duygu ve ihtiyaçtır. İnsan, yaratılışından kaynaklanan sanat duygularına sahiptir. Nicelikleri ve nitelikleri farklı olmakla birlikte tarih boyunca bütün insan toplulukları sanat ile ilgilenmişler ve sanat eserleri vücuda getirmişlerdir. Bu anlamda sanat evrenseldir; başka bir ifade ile dünyanın her yerinde sanat eserlerine rastlanmaktadır. Sanatın evrenselliğinin bir başka kanıtı da yeryüzünün herhangi bir mekanında ve zamanında üretilen bir sanat eseri daha sonraki kuşaklar tarafından takdirle karşılanmaktadır. Sözgelişi, Mimar Sinan’ın veya Mozart’ın veya Da Vinchi’nin bir eseri din, dil, ırk ve sınıf farkı olmaksızın herkes tarafından yüzyıllardır hayranlıkla beğenilmektedir. Edebiyat+ Şiir = Sanatkar ve emekçiler bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo bütün insanlarımızı ortak bir noktada buluşturmaktadır..
Ne yazkki, ülkemizde günden güne büyüyen, günden güne sanat ve edebiyata açılan pencerelerimiz ve medeniyetimizde büyük bir ilerleme kaydettiğimiz söylense de Odu ili için bunun tersini görmek ve düşünmek bizim kültürümüzün ne kadar geride kaldığını, sanata ne gibi bir değer verdiğimizin ve şiir yazarlarımıza duyduğumuz sevgi, gösterdiğimiz saygı da kendiliğinden ortaya çıkmış bulunuyor. Bu da sanat ve edebiyat severler arasında büyük üzüntü ile karşılansa da onlar yollarına inatla devam edecek. Çok daha parlak günleri olacak, geriden gelenlere de örnek olarak, sanattan, edebiyattan anlamayanlara önderlik edeceklerdir.
Ordu’muzun kültür anlayışının yanında geceye Giresun sanat severlerinden, şiir yazarları, türkü, şarkı söyleyen sanatçıları katılırken, İstanbul’dan, Konya’dan işlerini güçlerini terk ederek gelen sanat severlerin verdiği emekleri karşısında birazcık olsun saygılı olmak onlara geren misafirperverlik gösterilerek, örnek olmak gerekmez miydi? Hatta bir ilin kültürünün öncülüğünü yapan yerel gazeteci dostlarımızı bile burada görememek kültür ve sanat adına çok daha üzücü ve vahim bir durumdur. Hatta çok önemli olan bir konuya daha değinmek istiyorum.. Ordu’lu olmayan, il dışından gelen yabancı sanat ve yazarlarımıza gösterilen ilgi ve alakayı kendi öz çocuklarımıza göstermemek, sanata olan en büyük ayıplardan birisidir.
Giresun'dan katılanlar şunlardı; Murat Akyol, Zehra Kemaloğlu, Sedat Murat Bayrak, Ayşe Karaçam ve Ferhat Günaydın, Yeliz Can ve Ertuğrul Öztürk, komşu ilimiz Ordu'da kurulan "Şiir Sofrasının" davetlisi idiler... Geceye katılanlar adına Ordulu şair ve şiir yorumcuları ise şunlardı; Gürsel Karataş ve kızı Nursena Karataş, Fatih Yücel, Nuran Dündar Şeyhoğlu, Birgün Tekin, Yahya Palavar, Ahmet Bacınoğlu, Gülseren Aktaş, Hasan Gencay, (OBKT Sanat Yönetmeni, tiyatro Oyuncusu) Ufuk Aksoy ve Konya'dan katılan (Radyo programcısı, şair) Sıraç Mavi ve yine Ordu'dan konuk şairler arasında; İsa Kaymak ve (Araştırmacı yazar) Birol Öztürk, geleceğin siyasetçisi Sinan Acar, gecenin programı ve sanatın içinde yer alan sanatçılarıydı... Geceyi izlemeye gelen konuklar ise şiir ve Ayşe Karaçam’ın söylediği şarkılarla çok keyifli bir gece yaşadılar..
Emeği geçen sanatçılar ve edebiyatçıları, şiir yazarlarımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Sizler değil, kader utansın..