Şenocak
açıklamasında; “Millet olarak çok zor bir süreçten geçiyoruz. Ümmetin, ‘İttihad-ı
İslam’ için attığı işaret fişeği Tel-Aviv’den görüldü. Fitne vanaları açıldı.
Saflarımızın arasına sızmalar var. Heybesinde nifak tohumları bitmeyenler
Anadolu toprağını usul usul ekme gayretindeler.
Aman ha! Şimdi her zamankinden daha çok hidayet, feraset ve dirayete
ihtiyacımız var” dedi.
Şenocak açıklamasında “bir zamanlar Küçücük çocukların
ilahi söylemelerinin en yüksek rütbeliler tarafından PKK’nın faaliyetlerinden
daha dehşetamiz bir üslupla kamuoyuyla paylaşıldığı günlerden, askeri okullarda
Kur’an-ı Kerim’in okutulduğu günlere gelmek, şükre vesile bir durum değil
midir? O halde Müslümanların, “kardeşlik
dili”nin sadece “kahve sohbetleri”ne
tahsisli olduğunu söylercesine birbirleriyle
“öfke ya da beddua dili” üzerinden
konuşmalarını nasıl anlayacağız? Yazık ki bir anda, “Bölünmeden toptan Allah’ın ipine sarılınız.” ayetini okuyup
hüzünlendiğimiz o günler de, on beş yıl
önce yaşanılanlar da unutuldu.
28 Şubat sürecinde -bazı hocalarımızın katılmadığı-
Başbakanlık’taki iftarda Muhterem Mahmud Efendi, Merhum Başbakan Erbakan’ın
ricasıyla yaptığı konuşmasını, “Eğer şükrederseniz, nimetimi artırım; nankörlük ederseniz,
bilin ki azabım pek şiddetlidir.”
(İbrahim: 7) ayeti çerçevesinde örgüleştirmişti. Eğer bu gün, Müslüman bir baba
çocuğunu, hemen yanı başında açılan İmam-Hatib’e göndererek, öğretmen
öğrencisine İslam’ı; ilim, amel, ihlas çerçevesinde anlatarak, yetkililer karma
eğitim vahametine son vererek, imam; İslam’ı cemiyetin bütün noktalarında
bayraklaştırarak, cemaatler/cemiyetler/hocalar da her şeye rağmen birbirlerinin
selameti için dua ederek “fiili”
anlamda şükrederse Allah Teala nimetini artıracak, yarın bugünden daha güzel
olacak. Aksi ise, bu nimetlerin zevaline yani yeniden eski günlerin avdetine
sebep olacak. Belki de kaç on yıl millet Kur’an seslerine hasret kalacak”.dedi.
Şenock açıklamasının sonunda “En bedevi toplumlar
bile harici düşmana karşı kendi aralarında ittifak ederken ehl-i imanın –yakın
bir dönemde yaşananları unutup- medya üzerinden öfke diliyle en büyük
varlığımız olan İslam kardeşliğini hedef alıp küfür yobazlarını sevindirmeleri
binlerce teessüre sebep bir hadise değil midir?
"Gazeteci
diliyle" yürütülen beyanat müsabakasının gayretullaha dokunup
İmam-Hatip gibi daha neleri kaybetmemize sebep olacağını anlayabilmek için
Bediuzzaman’ın "ihlas ve uhuvvet/kardeşlik
risaleleri"ni yeniden okumalıyız.”dedi.
GENEL
14 saat önceASAYİŞ
2 gün önceASAYİŞ
2 gün önceASAYİŞ
4 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
5 gün önceASAYİŞ
6 gün önce
1
ÖĞRENCİLER BU KURSLARI KAÇIRMAYIN..
337 kez okundu
2
KARAYİĞİT AİLESİNİN MUHTEŞEM SÜNNET DÜĞÜNÜ..
316 kez okundu
3
GELENEKSEL MAYIS YEDİSİ ŞENLİĞİNDE İZDİHAM YAŞANDI..
267 kez okundu
4
TUĞÇE NAZ SARANER ile OSMAN KARADENİZ EVLENDİ..
265 kez okundu
5
15 ULUSAL GAZETECİ ORDU’YA GELECEK, MASRAFI KİM ÇEKECEK?.!!!!
265 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.