Son günlerde Ordu Büyük Şehir Belediyesinin çalışmaları konusunda olsun, imar konusu olsun ve bağlı olduğu şirketler konusunda eleştiri saldırıları artarak devam ediyor. Soruyoruz?.. Ordu’ya düşmanlık eden kim? Büyük Şehirin hukukçuları ne iş yapar?
Son yaşanan ve meydana gelen olaylar nedeni ile Ordu Büyük Şehir Belediyesi tarafından bir çok gereksiz tepkili eleştirilerin yanı sıra 2024 yılında Ordu Mimarlar odası ve Ordu şehir plancıları odası başkanlığı tarafından Altınordu belediyesi ve Büyük Şehir Belediyesi aleyhine Ordu İdare mahkemesine açılan dava neticesinde imar planı ile ilgili dava sonucu bu planın iptal edilmesi her iki Belediye arasında uyuşmazlık yaratması, hemde Ordu’nun geleceği konusunda yapılaşma açısından büyük zararlar doğuracağı tepkilerine neden oluyor..
BÜYÜK ŞEHİRİ KARLIBEL İLE NACİ ŞANLITÜRK MÜ YÖNETİYOR..
İşte gerçekler ortada, her şey alenen ortada ve her önüne gelen Ordu Büyük Şehir Belediyesine saldırmaya çalışıyor.
Ordu Ticaret odasını yönetemeyen ve seçim öncesi verdiği sözleri ve vaatleri yerine getiremeyen Adil Levent Karlıbel, bir toplantıda yaptığı konuşmasında OBB.’yi hedef alarak, “Hayatımda bu kadar beceriksizlik görmedim. Alengirli işler yapılıyor” diyerek başkan M. Hilmi Güler’i resmen karalıyor ve küçük düşürüyor. Bir gün sonra da başkan yardımcısı ile beraber resim çekilerek, “O sözleri ben söylemedim, yanlış anlaşılmış” diyerek açıklama yapıyor. O zaman bu sözleri kim söyledi? İhaleyi kime yıkmak istiyorsunuz? Onu söyleyin, o da yoksa bu yalanı, iftirayı ortaya atanı bulacaksınız?
Bu sözlerden sonra kendini aklamaya çalışan A Levent Karlıbel, sonra da pişman olduğunu belirterek samimi dost olduğu kişilerle sağa sola haber salarak, “Bu olayı kapatalım, fazla uzatmasınlar, rica ediyorum” dediğini de öğrenmiş bulunuyoruz.
Karlıbel, daha sonra “Her ne kadar hoş olmayan bir süreç geçirmişsek de amaç hasıl olmuş, hatalardan dönülmüş ve yeni bir yol haritası çizilmiştir” diyerek, OTSO Başkanı olarak 4 bin 500 üyeye karşı sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Karlıbel, bu konuda çekinmeden dile getirmeye devam edeceğini söylemiş.
O zaman sayın Karlıbel’e bir kez daha sormak gerekiyor? Seçim öncesinde kendi üyelerinize verdiğiniz sözleri yerine getirmediğiniz halde Ordu büyük şehir için nasıl oluyor da Aslan kesiliyorsunuz? Bu yetkiyi ve cesareti kimden alıyorsunuz?
Diğer taraftan ise MHP. Cumhur ittifakı milletvekili Naci Şanlıtürk ise, milletvekili olduğu halde ticaretini de sürdürdüğü için son olarak şirketi olan PENTA beton tarafından üretilen betonun bozuk çıktığı haberlerine karşı bir kısım tepki gösterirken, diğer bir kısım da aklamaya çalışmaktadır.
İktidarın milletvekili olmasına rağmen Ordu’ya hala hizmet etmekten ve yanlışları düzeltmekten aciz olan bir Milletvekilinin başta Belediye ve resmi kurumlardan iş alma gibi bir yöntem yolunu seçerek, istediği işi alamayınca da eleştiri yağmuruna tutan ve bozuk betonuna destek veren biri olarak hala eleştirileri kabul etmemesi ve hatta haksız olduğu halde ona sahip çıkarak destek vermeleri de herkesin kimliğini ortaya koymaktadır.
O zaman Büyük Şehir Belediye başkanı Dr. M. Hilmi Güler’e de sormak gerekiyor. Ordu’ya düşmanlık eden kimlerdir_?. A. Levent Karlıbel ve Naci Şanlıtürk’e dur diyebilecek misiniz? Yoksa hakkınızda yapılan karalama ve eleştirilere sessiz mi kalacaksınız?
MİMARLAR ODASI, ŞEHİR PLANCILARARI ORDU DÜŞMANI MI?
Mimarlar Odası Ordu Şubesi ve Şehir Plancıları Odası yetkilileri, Büyük Şehir ve Altınordu belediyesi hakkında imar planının iptal edilmesi için Ordu idare mahkemesine dava açarak bu planın bazı bölümleri iptal edilerek, imar işlerini durma noktasına getirdi.
Ordu Büyükşehir Belediyesi yönetimine, Altınordu Belediyesi yetkililerine, Mimarlar Odası Ordu Şubesi ve Şehir Plancıları Odası temsilcilerine sormak gerekiyor?
Siz Ordu düşmanı mısınız, kimden yanasınız, kimin yanındasınız.? Bu işi mahkemeye götürmeden her iki Belediye yetkilileri ile bir araya gelerek çözüm yolları aransaydı, ortak bir noktada anlaşılsaydı, bu iş mahkemeye de intikal etmez, Ordu halkı ve bu işi yapacak Müteahhitler de madur edilmezdi!..
SİZİN HUKUKÇULARINIZ VE DAİRE BAŞKANLARINIZ NE İŞ YAPAR?
Bu olayda görüldüğü gibi Ordu İdare Mahkemesine açılan davada davacı ve davacıların avukatları var. Altınordu, Büyük Şehir, Mimarlar odası ve Şehir plancılarının ayrı ayrı avukatları olduğu görülüyor. Davayı kaybeden taraf ise Büyük Şehir ve Altınordu Belediyeleri.
Ayrıca bu avukatlar daire başkanları ve hatta müdürler Belediyelerden aldıkları maaş harici bazı bazı şirketlerde de yönetim kurulu üyeliğinde bulunarak ayrıca 70-80 bin lira civarında maaş aldıkları herkes tarafından biliniyor. Peki o zaman bu kararların hukuki boyutu incelenmeden, araştırılmadan veya her iki taraf arasında anlaşma sağlanmadan kaybedilecek bir konuyu neden mahkemeye intikal ettirilmesine kadar uzatılıyor. Veya resmi bir kurum olan Belediyelerin aldıkları kararların hukuka uygun olup olmadığı konusunda kuruma neden müdahale edilmiyor? Soruyoruz, bu Belediyelerin hukukçuları ne iş yapar?
KAÇ GAZETECİ HAKKINDA DAVA AÇTINIZ?
Bilindiği gibi Ordu’da hiçbir resmi belgeli ve yasal olmayan yetkisi bulunmayan çeşitli isimler adı altında onlarca gazeteci geçinen DALKAVUKLAR var ki; sosyal medya üzerinden sürekli hakaretler ve şantajlar yaparak Büyük Şehir Belediyesinin şirketleri konusunda ellerinde bilgi, belge ve gerçek olmadığı halde iftiralarla dolu haberler paylaşılmaktadır. İsimleri ve bilgileri bulunmayan bu sayfalar hakkında yasal işlemler yapılmalıdır.
Bu konularla ilgili 2025 Haziran ayında basına şöyle bir açıklama yapılmıştı..:
Büyükşehir Belediyesi, son günlerde bazı sosyal medya hesapları ve medya organları üzerinden yürütülen “Yalan, iftira ve çarpıtmaya dayalı” karalama kampanyasına ilişkin kamuoyuna sert bir açıklama yaptı. Ordu Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından yapılan açıklama şöyleydi :
“Son günlerde bazı sosyal medya hesapları ve medya organları eliyle planlı ve organize şekilde yürütülen, tamamıyla yalan, iftira ve çarpıtmaya dayalı bir karalama kampanyasının hedefi haline gelmiş bulunmaktayız. “Sözde habercilik” kisvesi altında bir televizyon kanalı aracılığıyla servis edilen, hiçbir belgeye veya somut olguya dayanmayan içerikler, açıkça tehdit ve şantaj niteliği taşımakta; medya gücü ise adeta bir suç aracına dönüştürülmektedir. Bu durum, yalnızca etik ve ahlaki değil, aynı zamanda hukuki sınırları da aşan açık bir suç teşkil etmektedir.” açıklaması yapılmıştı, fakat sonuç ne oldu elde gene bir şey yok, hepsi sanki bir rüya gibi gelip geçiyor.
İşte Büyük Şehir Belediyesinin hukukçularına soruyoruz.. Bu yalan haber yaparak iftira atan gazeteciler için kaç kişi hakkında dava açtınız, veya şikayetçi oldunuz, sonuçları ne olmuştur, merak ediyoruz?
ASAYİŞ
7 gün önceGENEL
7 gün önceEKONOMİ
8 gün önceGENEL
9 gün önceASAYİŞ
10 gün önceGENEL
13 gün önceGENEL
17 gün önce
1
“OKUL KIYAFETLERİNDE AMBLEM KRİZİ: DEV BİR İSTİHDAM KAPISI KAPANMA NOKTASINDA!”
2037 kez okundu
2
ŞANLITÜRK: PERSONELİN İHMALİ FACİAYA DÖNÜŞTÜ..
1712 kez okundu
3
ZAFER PARTİSİ İL BAŞKANI YENER TURAN OLDU..
1583 kez okundu
4
İŞKUR’DAN 100 KİŞİYE 6 AYLIK İŞ DESTEĞİ..
1501 kez okundu
5
MAHKEME HABERİMİZE HAKARET YOK DİYEREK BERAAT VERDİ..
1292 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.