ORDU’DA GAZETECİLİK DALKAVUKLARIN ELİNE Mİ DÜŞTÜ?..

“Tüfek icad oldu, mertlik bozuldu” diye Köroğlu’nun mertlik anlayışının kalmadığı meşhur bir sözü bugün gazetecilik mesleğini de aynı duruma düşürdü. Sosyal medya çıktı, DALKAVUKLAR gazeteci oldu.

ULAŞ TEPE’Yİ HİLMİ GÜLER’İN DAMADI YAPTILAR.. YALAN-DOLAN AHLAKSIZ İFTİRALARA DUR DİYECEK BİR MAKAM YOK MU? BU İFTİRALAR, UYDURMALAR, VE YALANLAR CEZASIZ MI KALACAK? BAŞKANLARININ  AİLEVİ GURURUYLA  OYNAYANLAR HAKKINDA YASAL İŞLEMLER YAPILMALI.. Her önüne gelen sosyal medyada bir sayfa açarak aklına geldiği gibi sağa sola sataşarak, yalan yanlış bilgilerle kamu oyu yaratmaya çalışırken, iftiralarla, yalanlarla kamu oyunu yanıltarak ortalıkta dolaşan dedikodulara neden olmak, haklarında yapılan yayınlar kişilerin şeref, namus ve haysiyetine yönelik olmakla, görevli olduğu kurumlara iftira atarak yasalara göre alenen suç işlenmektedir. Ordu başta olmak üzere gazetecilik öyle insanların eline düşmüş ki, kimi, bankacı, kimi, memur, kimi Belediye de çalışıyor. Paçöz ve kebapçılar dahil, ipini koparan sosyal medyada gazeteci olmuş. Her önüne gelen de bir web sitesi açıp, sallıyorlar, 100’lerce haber sitelerinden arakladıkları haberleri kopylayıp, yayınlıyorlar. Habercilik, uzmanlık ekip ister, hem de imkan ister, bırakın eğitim almnayı istismarlık ve ticaretini yapıyorlar.

GEÇMİŞ BAKANBLARA DA ŞİKAYET DİLEKÇELERİ YAZDIK..

Bu nedenle geçmişteki  adalet bakanlarımıza yazdığımız dilekçelerle suç duyurusu yaparak şikayet ettiğimiz halde bizlere cevap dahi vermeyterek hep sessiz kaldılar. Şimdi de yeni Adalet bakanımız sayın Akın Gürlek’e sesleniyoruz. Sosyal medya hakkında milletin gururu, ahlakı, edebi ve namusu ile oynayan sahte isimli veya isimsiz sosyal medya sayfaları ile mücadele etmek için yeni bir yasa çıkarmanın zamanı gelmedi mi?

İSİMSİZ, KÜNYESİZ, İLETİŞİM BİLGİLERİ OLMAYAN SAHTE SAYFALAR..

Son günlerde sosyal medya öyle bir hal aldı ki, her önüne gelen bir sayfa açıyor. Adını da Ordu ile alakalı uyduruklu isimler  koyuyor. Sonra da sağa, sola, başta Belediyeler olmak üzere çeşitli iftiralar atarak isim yapmak istiyor. Ama yasa dışı bir uygulama ile  ona buna iftira atarak yalan yanlış paylaşımlar yaptığını farkında değil..”Ben yaparım, ben yazarım, ben gazeteciyim” havası yaratmaya çalışsalar da artık kamu oyu bu yalancı, sahtekar kişilere itibar etmiyor.

SON İFTİRA, SON YALAN ÇOK AĞIR OLMUŞ..

Bakınız Ordu’da son günlerde sosyal medya sayfası açan bir şahıs, akla hayale gelmeyen bir paylaşımla, OBB. Başkanı Hilmi Güler, “kızını Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe’ye vereceğine kadar” ağır ve yalan iftiralarla  dolu ahlaksız bir paylaşımla kişilerin özel aile hayatlarına varacak kadar alenen iftira atarak özel hayatın gizliliğini bile ifşa etmiştir. İşte bu paylaşımı yapan kişi de daha önce Aşkın Tören’in Altınordu Belediye başkanlığı döneminde Belediyeden atılarak işine son verilmiştir. Sanırız, şimdi de intikam peşine düşmüş. Kimseyi savunmuyoruz, kimseyi de eleştirmiyoruz sadece sosyal medya üzerinden yapılan bu ahlaksız adaletsizliği ve rezaleti kamu oyu ile paylaşıyoruz. Bu paylaşımı yapan o kişiye de soruyoruz. İddia edilen DAMAT olayı paylaşımında Başkan Hilmi Güler’in Ulaş Tepe’ye verecek kızı yoksa,  ona karşılığında ne vermek istersiniz?_Olur, olur da, yalanın iftiranın, insan aile gururu ile oynamanın bu kadarı da olamaz.  Nokta koyarak uzatmaya de gerek duymuyoruz.

YAPILAN PAYLAŞIM AYNEN AŞAĞIDADIR..

İşte bu nedenle sayın Adalet bakanımızdan acil tedbirler istiyoruz. Lütfen Allah aşkına bu insanlara ya dur deyiniz, ya da sosyal medyayı kapatarak bir kontrol altına alınız, ya da  böyle sayfa açarak hakaretlerde bulunanlara müsaade etmeyerek adaletin vereceği gereken cezaları da uygulayın. Derhal yasaklanmalıdır.

EMEKÇİ GAZETECİLERE BÜYÜK DARBE..

Bir çok sayfalarda bu veya buna benzer kişilerinde Ordu’da görev yapan gerçek gazetecileri de yok sayarak hakaret edildiği, bu işi gerçek yapan, emek veren, Savcılık beyannamesi, vergi kaydı ve resmi makamlara karşı hukuki olarak sorumlu olan, resmi basın kartı sahiplerine bu DALKAVUKLAR tarafından da büyük darbe vurulmaktadır. Gazeteciliğin haysiyeti, namusu ve şerefi de böyle kişilerin yüzünden ayaklar altına almaya kimsenin hakkı yoktur. Fakat, ne yazıkki, Ordu’da gerçek görev yapan gazeteciler de  haklarında yapılan bu hakaretlere, haksız uygulamalara, kendilerini yok sayanlara karşı sessiz kalmaları da olayın bir başka boyutudur. Acaba bu kişilerle mücadele etmek yerine neden sessiz kalınıyor.?

KİM BUNLAR?

Haklı olarak kim bunlar diye soracaksınız. Kişi memurluktan kovulmuş, Ordu’dan atılmuş veya kovulmuş, emekli olmuş, daha doğrusu işsiz kalmış,  şimdi sosyal medyada sayfa açarak bir yerlerde paylaşım yaparak çene gücünü kullanarak kendisini gazeteci olmuş gözüyle gören kişller. Bu kişilerin çoğu korsan ve isimsiz olarak açtıkları gayri resmi sayfaların araştırılması sonucu, kimilerinin Belediyelerde çalıştığı, kimilerinin bir devlet kurumunda, kimilerinin eğitim camiasında veya bankada, hatta resmi kurumlarda görev alırken, bazıları da diğer gazeteler adına sayfa yönettiklerini  perde arkasında oynadıklarını da öğrenmiş bulunuyoruz. Bu kişilerin, tehdit ve şantaj yolu ile yaptıkları paylaşımları ile geçimini sağladıkları da biliniyor. Kimse kusura bakmasın, şayet bu başı boşluk böyle devam ederse, kimlerin hangi sayfalar üzerinden böyle yayınlar yaptıklarını isimleri ile birlikte tek tek açıklayacağız. Tüfeğin icad olması bizim mertliğimizi asla bozmayacaktır. Şimdiden biliniz istedim. OSMAN ŞAHİN    
Benzer Videolar