İŞTE TÜRKİYE’DE SAŞLIK SEKTÖRÜ BU
OYUNLARLA YAŞMALANIYOR..
DEVLETİN ALDIŞI İYİ KARARLAR VE İMKANLAR NEDEN ÇIKAR AMAÇLI KULLANILIYOR?..
Gazetemize isim açıklanmadan gönderilen ve özel hastanelerle ilgili bazı iddiaları aynen yayınlıyoruz. Gönderilen e-maile düzenleme haricinde hiçbir ilave yapmadan aynen aşağıda yayınlıyoruz.
Bu ileti Türkiye’de 2 milyon internet kullanıcısına gönderilmiştir ancak yetmez! Sağlık sektöründeki bu inanılmaz sömürüye, para hırsıyla insanları ölüme götüren doktorlara dur deyin!
Namuslu hekimlerimizin bu itiraflarını herkese ulaştırın!
SSK ve Devlet Hastanelerinin yükünü azaltmak ve halkın özel hastane olanaklarından yararlanmasını sağlamak bahanesiyle yaptığı, özel hastanelerden hizmet satın almasını sağlayan düzenleme insan hayatını tehdit eder boyutlara ulaşmış durumda.
İŞTE TÜYLER ÜRPERTEN İTİRAFLAR:
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na bağlı hastalar, özel hastanelerde en kalitesiz malzemelerle ameliyat ediliyor.
Özellikle kalp ameliyatlarında kalitesiz kataterler, iplikler, stentler, balonlar kullanılıyor. Özel hastanelerin hemen, hemen hepsi katater, idrar sondası gibi tek kullanımlık malzemeleri, aynı kan grubundaki birkaç hastada tekrar, tekrar kullanıyor. Böylece az ve ucuz malzemeyle çok sayıda hasta ameliyat edilerek ‘sürümden’ kazanılıyor.
Bir paket programından özel hastane %10 civarında kar elde ediyorsa, malzemeleri tekrar, tekrar kullanarak ya da kalitesiz malzeme kullanarak kar oranını % 35-40’lara çıkarabiliyor.
Ameliyathanelerin durumu içler acısı. İstanbul’daki yaklaşık 26 kalp-damar cerrahisi merkezinin en az 20’sinin ruhsatı uluslar arası standartlara uymadıkları için iptal edilmeli.
Devletin sağlığa ayırdığı % 5’lik bütçenin % 80’i ilaca gidiyor. Ancak Türkiye’de ilaçla ilgili bir tasarrufa gitmek imkansız.
Çünkü bir anda karşınızda ciddi devleri bulursunuz. Ayrıca pek çok hekim yazdığı her reçeteden ilaç şirketi tarafından prim aldığı için, bu sistemi yıkmak zor. Daha uygun fiyatlı muadili olmasına rağmen ilaç şirketinden para alan doktor pahalı ilaçları hastaya aldırıyor.
CEPTEN PARA ÖEDEMEYEN HASTANIN
ŞANSI YOK..
Özel hastanelerde doktorun hastayı kurtarmak için elinden geleni yapması, hasta cebinden ek para ödemediği sürece imkansız.
………her şeye göz yumuluyor. Denetim yapılmıyor; ‘göstermelik’ yapılan denetimlerde ise sadece cihazlara, odalara, tuvaletlere bakılıyor. "İnsanlar Ölsün ki Daha Çok Kazanalım" Diyen Doktorlar var..
Artık bütün vatandaşlar özel hastanelerden yararlanabiliyor! Özellikle de yıllardır SSK ve Devlet Hastanesi kuyruklarında sürünen vatandaşlar, artık en lüks özel hastanelerde ameliyat bile olabiliyorlar! Bu olanak, sosyal güvencesi olan vatandaşı mutlu ediyor. Ama hiçbiri, hastanelerde kendileri için en kalitesiz malzemelerin kullanıldığını bilmiyor.
GERÇEKLER HASTALARDAN SAKLANIYOR..
Bunu bilen, özel hastanelerde bu uygulamalara tanık olan ve hatta kalitesiz malzemelerle ameliyat yapıp ‘vicdan azabı’ çeken bazı hekimler, korkuyor. Hem ameliyat ettikleri hastaların ölmesinden hemde bu gerçeği kamuoyuyla paylaşmaktan. Çünkü işlerini kaybedebilirler, bir daha asla hiçbir yerde iş bulamazlar. Dahası yargılanıp mahkûm edilebilirler.
Yani bir yanda ‘Hipokrat yemini’ne uygun çalışmak isteyen doktorlar öte yanda daha iyi yaşamak için "Hastalar ölsün ki daha çok kazanalım." diyen doktorlar.
Daha çok kazanma duygusunun hekim dünyasında ağırlık kazanmış olduğunu belirtiyor namuslu olanları. Durumdan çok rahatsızlar. Bu nedenle isimlerini vermeden anlatıyorlar. Bunların kısmen bilindiğini söylüyorlar ve kamuoyunun
bütün yapılanları bilmesini istiyorlar.
ÇÖPE ATILACAK MALZEMELER
TEKRAR KULLANILIYOR
İsimlerini vermeyen hekimlerin itirafları arasında en korkuncu ise bir kere kullanıldıktan sonra kesinlikle çöpe atılması gereken tıbbi malzemelerin, ‘tasarruf’ olsun diye aynı kan grubuna sahip hastalarda tekrar, tekrar kullanılıyor olması. Peki, SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur hastaları neden en kaliteli yerde bile en ‘kalitesiz’ sağlık hizmetini alıyorlar?
FİYATALAR BİLEREK ARTIRILIYOR..
Cevap çok korkunç …………………. Adının açıklanmasını istemeyen bir hekim şu bilgiyi veriyor: "15 bin TL’lik bir kalp ameliyatına, hükümet 5-6 bin TL ödüyor. Maliyeti yaklaşık 15 bin TL olan bir kalp ameliyatının 5-6 bin TL’ye mal edebilmesi için 5 milyonluk iplik yerine 1 milyonluk iplik kullanılıyor. 2.000 dolarlık ilaç kaplı stent yerine, damarda sağa sola kayarak kısa sürede kalp krizine yol açabilen 170 dolarlık stentle hasta ameliyat ediliyor. Ödeme gücü olan ise devletin verdiği paket fiyatın üzerine 5-10 bin TL eklenip en kaliteli malzemelerle ameliyat ediliyor." Ama SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur’dan gelen hastaların çoğu bu bedeli ödeyemiyor… Çok düşük fiyatlara yaptığı paket anlaşmalar ise özellikle tek kullanımlık malzemelerin artık kullanılmaz hale gelene kadar tekrar, tekrar kullanılmasına yol açıyor. Peki, bunu yapan özel hastanelerin oranı ne kadar yüksek? "Bunu hepsi yapıyor, ama biz yüzde 90’ı diyelim bari." Diyor.
BİR CERRAHIN GERÇEK FERYATLARI..
Bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, hastanelerimizdeki tek sorun kullanılan malzemelerin kalitesizliği değil. Ameliyathanelerin durumu da içler acısı. Bir kalp-damar cerrahının ağzından çıkan şu sözler insanı şok ediyor: "İstanbul’da kalp-damar cerrahisinin yapıldığı yaklaşık 26 merkez var.
Ancak bu merkezler ABD’de ya da Avrupa’da olsalardı, en az 20’sinin ruhsatı iptal edilirdi. Çünkü hiçbiri ameliyathane şartlarına uygun çalışmıyor."
HASTA ERKEN ÖLÜRSE DAHA
ÇOK KAR EDİLİYOR..
Paket programdaki bir hastanın ‘kaybedilmesi’, hastane açısından daha karlı olduğu için, hastanın yaşayıp yaşamaması da çok önemsenmiyor.
Bir insanın ölmesi "eks olmak" olarak adlandırılıp sıradan bir şeymiş gibi karşılanıyor. Devlet ve SSK Hastanelerinde çalışan doktorlar, bütün bu ölümcül gerçekleri bildikleri halde, daha çok kazanmak için, hastaları kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar. Ölen her hasta bu doktorlara daha çok kazandırmış oluyor. Çünkü bir hasta erken ölürse hastane doktorları; tıbbi Malzeme, ilaç, yoğun bakım gibi masraflara girmeden ve tedavi süreciyle yorulmadan paket fiyatını cebe indirmiş oluyor.
İşte isim vermeyen bir kişinin gazetemize gönderdiği e-maili aynen yayınladık. Fakat, şu anda bu olayların ne derece ve ne kadar doğru olduğu konusunda emin konuşmak yanlış olur. İnanılacak gibi olmayan bu özel hastanelerin durumunun incelenmeden bir iddia olduğu gerçektir.
Yetkililer özel hastanelerde gerçek bir inceleme yaparak bu iddialar hakkındaki suçlamaları kamu oyu ile paylaşmalıdırlar.
GENEL
Az önceGENEL
6 saat önceGENEL
5 gün önceEĞİTİM
5 gün önceEKONOMİ
6 gün önceGENEL
7 gün önceGENEL
10 gün önce
1
Uzm. Dr. EMRAH ÇELENK, SAĞLIK MÜDÜRÜ OLDU..
1223 kez okundu
2
MUAYENEYİ BIRAKTILAR, HASTANE ÖNÜNDE TOPLANDILAR..
677 kez okundu
3
Dr. Burcu Ülküden’e hastasının Teşekkürü..
662 kez okundu
4
İKİ ORDU’LU PROF.DOKTORA GİRESUN’DA ONUR ÖDÜLÜ..
470 kez okundu
5
ORDU İL EMNİYET MÜDÜRÜ AHMET ACAR’IN BABASI VEFAT ETTİ..
464 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.