RÜŞVET ALMAK DA VERMEK DE SUÇ DEĞİLMİDİR?

Ordu eski valisi Tuncay Sonel’in Tunceli valiliği döneminde kayıp Gülistan Doku olayı ile ilgili olaylar ülke gündemine otururken, Ordu’da o dönem konuşmayan ağızlar, şimdi ahkam kesilmeye başlayarak bülbül gibi ötmeye başladılar. Ordu’da Vali Tuncay Sonel zamanında ise bazı kişiler de Tuncay Sonel’ rüşvet almakla suçlamakla, kendisini de rüşvet verdiğini açık ve net olarak kamu oyu gündemine resmen açıklamış bulunuyor. Ordu’da OSB. 2. Başkanı iş adamı Murat Şimşek,  BTV..’ye verdiği bir beyanatında Ordu Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanvekili Murat Şimşek, 2023 yılına kadar Ordu Valisi olarak görev yapan Sonel’in kendilerinden rüşvet istediğini belirtti. Şimşek, “Mahkemeye çağırsınlar, bildiğimi söylerim” açıklaması yaparak resmen rüşvet verdiğini açıklamış bulunuyor ama, bunu da ispatlaması gerekir. Şimdi diyeceklerki, ben söyledim, ihbar ettim, diyerek kendisini kurtarmaya çalışacak. Peki bu rüşvetmiydi, bağışmıydı. Vali bu parayı alıp cebine mi attı, yoksa vatandaşlar lehine kullandı mı, işte bu çok önemli. Çünkü, bağış alma yetkisi valiliklerde, kaymakamlıklarda veya Belediyelerde yasal olarak hakları var. Hatta Belediyelerin yıllık bütçelerinde bağış bütçesi konur, ne kadar bağış alınacağı meclis kararı ile kabul edilir.

BAĞIŞLAR HALK GÜNÜNDE HALKA DAĞITILIYORDU..

Evet, vali Tuncay Sonel’in kurumlardan veya zengin iş adamlarından bağış aldığını biz de gazeteci olarak çok iyi biliyoruz. Sonel o dönemlerde, “Adam gelmiş, silah ruhsatı istiyor, bende kendilerine bedava ruhsat yok, silah kullanacaksan, bedelini de ödeyeceksin şu kadar bağış vereceksin diyerek resmi olarak alıyorum. Topladığımız bağışları da her Çarşamba günü yaptığımız halk gününde ihtiyaç sahibi vatandaşlara market kartı olarak dağıtıyorum” diyerek anlatıyordu. Yani iş adamlarından alıp halka faklir-fukaraya verdiğini bizler de biliyoruz. Murat Şimşek severek isteyerek verdiği bağışı şimdi de rüşvet istedi diye yaygara yapıyor. Gazetelere de beyanat vererek aklı sıra kendini haklı çıkarmaya çalışıyor. Şimdi tutmuş Ordu’da bir siyasi partinin başkanı da ahkam kesilerek “ORDU DOSYASI PATLARSA” diye beyanat vermeye başladı. Ya bildiğiniz bir şeyler varsa neden söylemiyorsunuz? Bu dosyaları neden patlatmıyorsunuz? Kimden korkuyorsunu? Madem yasa dışı bir şeyler olup da saklıyorsanız siz de suç ortağı olarak şüpheli sayılmaz mısınız=? Nasıl olsa vali Sonel düşmüş, başına bir olay gelmiş, vurun, vurun bir tekme de siz atın misali olmuyor mu? Eğer şayet,  bir devletin valisi mülki amirliğini kullanarak yasa dışı bir olaylar yapmış ise, biz içimizde yılan beslemiş, yasa tanımayan birileri tarafından yönetilmiş değimliyiz?

RÜŞVET ALAN DA VEREN DE SUÇLUDUR.

Bunu biz söylemiyoruz. TCK.’da madde açıktır. Rüşveti veriyorsun, yok efendim, ben korktum, söyleyemedim, vs. gibi bahane yapmak yok. Devletin olduğu yerde korku olmaz. Şayet bunu o dönemde saklamış da şimdi söylüyorsan o zaman demekki, senin de rüşvet verip de karşı tarafı susturacak, ikna edecek  kadar bir yanlışın  ve korkun vardır, sende bir yanlış yaptın manasına gelmiyor mu? Aşağıdaki bu maddeye göre Murat Şimşek kendi kendisini resmen ihbar etmiş ve suçunu da itiraf etmiş sayılır. Hakkında derhal yasal işlem başlatılmalıdır. Türk Ceza Kanunu'na (TCK m. 252) göre rüşvet suçunda hem rüşvet veren hem de alan kişi suçludur ve cezalandırılır. Rüşvet suçu, kamu görevlisi ile üçüncü kişi arasında kurulan bir "karşılaşma suçu" yasa böyle emrediyor.  Buna göre Murat Şimşek hakkında derhal gereken yasal işlemlerin yapılarak dava açılması gerekir..  
Benzer Videolar