Basında bu çelişkiler ve kısıtlamalar ne zaman, nasıl düzelecek. Haber bültenlerinde şüphelinin isim kodlaması ve yüzlerinin kapatılması uygulaması tamamen keyfi bir uygulamadan ibarettir.
İşte bu konuda uygulamaların tam bir fiyaskodan ibaret olduğunu her zaman söyleyerek suç işlediği iddiaları ile basın bültenlerinde şüphelilerin isimlerinin kodlanması ve resimlerinde yüzlerini kapatılması basın ve hukuk açısından tamamen bir tartışma haline geldi.
Şimdi sizlere bir örnek vermek istiyoruz. Bu haber iki gün önce bütün TV. ve gazetelerde aynen yayınlandı.
İstanbul’da Balıklı Rum Hastanesine yönelik reçete soruşturması kapsamında aralarında Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın da bulunduğu 2 kişi tutuklandı. Prof. Dr. Ayten Erdoğan ile ilgili son günlerde basında yer alan haberleri ve yaşanılan adli süreci hep beraber dinledik ve gördük.
Bu kadınla ilgili bütün görseller ve isimler açık ve net olarak yazıldı. İsim kodlanmadı, resmin yüzü kapatılmadı. Sonuçta bu kişi de diğer iddia edilenlerle birlikte şüpheli veya sanık olarak yargılanmaktadır. Uygulamada ve yayınlarda bir eksik göremedik.
Burada birileri yanlış yapıyor, kanun ve yasaları yanlış uyguluyor. Kim yanlış veya doğru yapıyorsa, bize o kanun maddesini gönderin kimseyi zan altında bırakmayın. Ancak, biz bu konuda yasaklayıcı ve engel olan bir madde bulamıyoruz.
Ama gelin görün ki, bizim haber bültenlerimizde icraatları paylaşan birimler adam öldüren, altın çalan, taciz eden, hırsızlık ve yolsuzluk yapan, uyuşturucu içen, satan vs. gibi suç işleyenlerin isimleri kodlanıyor, yüzleri kapatılıyor, veya resimleri hiç gönderilmiyor, hatta G*T.ten resim çekerek arka resmi basına servis ediliyor.
İşte her gün yine okuyup görüyoruz, ülkede yaşanan İstanbul Büyük Şehir veya diğer Belediye yolsuzluk, hırsızlık, geçmişte FETÖ ve buna benzer haberlerde herkesin isimleri, resimleri alenen yazılıp yayınlandığı halde bizim sorumlular bu isimleri ve resimleri asayiş bültenlerinde neden gizliyor.?
Zaten biz kimseye mahkeme kararı olmadan SUÇLU demiyoruz. Dersek de biz suç işlemiş sayılırız. Kişileri haber yayınında mahkeme sonuçlanana kadar sanık veya şüpheli olarak yazmak zorundayız Eğer 18 yaşına gelmemiş ise o zaman gizlemek ve saklamak zorundayız.
Biz diyoruz ki, herkese eşit davranılmalı, hırsız da, yolsuz da, katil de hakaret eden de, söven de, terörist de hak yiyenler, tecavüz edenler de suç işledikleri iddia edilen bütün şüpheliler arasında ayırım yapmadan aynı yasalar, kanunlar uygulanıyorsa, şüpheli veya sanık sıfatı ile yargılananlara da eşit muamele yapılmalı aynen uygulanmalıdır.
Şüpheli birinin adı resmi bir olay nedeniyle haber olarak alenen teşhir edilip yayınlanıyorsa, bütün işlem aynı yapılsın, yayınlanması yasaksa, aynen her basın dalında, her ilde bütün ülkede aynen uygulansın. Mahkeme yasağı olmadan da buna bir engel olacak kanun maddesi de yoktur.
Yoksa bu uygulama ile ülkede suç işleyenlerin önüne geçilmez, ismi ve resmi saklanan kişi yarın yine aynı suçu rahatlıkla işleyecektir. Suç oranları da artmaya devam edecektir. Ama kişi teşhir edilirse, tekrar suç işlemekten kaçınacaktır.
İnşallah bu önerilerimiz dikkate alınır ve gereken ne ise aynen uygulanır diyerek, tüm yetkililere duyuruyoruz.
ASAYİŞ
4 saat önceGENEL
2 gün önceEĞİTİM
3 gün önceGENEL
5 gün önceGENEL
6 gün önceGENEL
7 gün önceGENEL
8 gün önce
1
Dr. ZEKİ KÜLAHÇILAR KOMŞUSUNU İTİKLEDİ, ARKASINDAN SEYRETTİ..
1255 kez okundu
2
ŞANLITÜRK: PERSONELİN İHMALİ FACİAYA DÖNÜŞTÜ..
776 kez okundu
3
Ahmet (Erdoğan) Kocakoç, Taciz iddiası ile Savcılığa şikayet edildi..
558 kez okundu
4
OSKİ HATTINDAN KAÇ SU ÇALANLAR YAKALANDI…
518 kez okundu
5
YOLU DARALTMAK, YOL ÇALMAK SUÇ MU, HARAM MI?
485 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.