Çocuk haklarının özel bir duyarlılığa ve korunmaya ihtiyacı olduğu herkesin malumudur. Zira çocuk; savaşların, çıkar çatışmalarının, ekonomik buhranların devam etmekte olduğu dünyamızda, sömürünün, şiddetin, istismarın, uyuşturucu ticareti ve diğer zararlı alışkanlıkların en kolay hedefidir.
Ülkemiz hukukunda 18 yaş altı tüm bireylerin çocuk olduğu Çocuk Koruma Kanunu ile hüküm altına alınmıştır. Çocuklara karşı işlenen suçlar ve çocuk suçlular ile ilgili olarak kanunlarımız yeterli olsa da çocuk haklarının korunması kanun koymaktan çok daha fazla bir duyarlılık gerektirmektedir.
Çocuğun ilgili kanunları bilebilecek ve kanunun uygulanması için ilgili mercilere başvurabilecek bilinçte olmaması onun çocuk olmasının doğal bir sonucudur. Çocuk, ister mağdur ister sanık olsun çoğu zaman uğradığı haksızlığı dile getirememektedir.
Adana Aladağ’da daha geçen yıl bir cemaate ait yurtta çıkan yangında 11 çocuğun yanarak can vermesi olayı henüz hafızalarda tazedir. Sorumlular hakkında yargılama devam etmekle beraber; yangından sağ kurtulan çocukların verdiği ifadelere göre yurttaki çocuklara bulaşıkhanede zorla bulaşık yıkattırılmış, genel temizlik yaptırılmış, kız çocuklarının yurttan kaçarak yurdun tırnak içinde “iffetini” tehlikeye atması ihtimaline binaen yatakhanede kilitli bırakılmıştır. Sadece Aladağ yurt yangını olayı, sömürü ve istismarın boyutlarını göstermek ile kalmamış, aynı zamanda ticari kaygılarla çocukların yaşama hakkının bile hiçe sayılabildiğini göstermiştir.
Sosyal duyarlılık, çocuk haklarının korunması için olmazsa olmazdır. Sadece failleri hapse atmakla toplum olarak çocuklara ilişkin sorumluluklarımızı yerine getirmiş sayılamayız. Mağdur ve sanık çocuklar ile hükümlü çocuklar ile ilgili duyarsızlık, göz yumma, üstünü kapama, sümen altı etme gibi davranışlar da cezalandırılmalı, sivil toplum örgütleri ile kamu kurumlarının, özellikle de Avukatlık Kanunu’na göre hukuku koruma görevi olan baroların davalara katılmasının sağlanması şarttır. Ne yazık ki ülkemizde hala çocuk haklarının korunmasını yakından ilgilendiren, toplum tarafından da yakından izlenilen kamu davalarına baroların katılımı ile ilgili sorun yaşanmaktadır.
Ordu Barosu olarak tüm kamu otoritelerini, çocuk haklarının korunması hususunda kanun koymakla yetinmeyip, toplumun tüm kesimleri ile dayanışma içinde sosyal duyarlılığı artırmaya özendirmek için imkânları seferber etmeye çağırıyoruz.
GENEL
Az önceGENEL
Az önceEKONOMİ
2 gün önceASAYİŞ
4 gün önceASAYİŞ
5 gün önceASAYİŞ
5 gün önceGENEL
10 gün önce
1
Belediye Zabıtasının Araçlara ceza kesme yetkisi var mı?
1794 kez okundu
2
ZAFER PARTİSİ İL BAŞKANI YENER TURAN OLDU..
1354 kez okundu
3
ŞANLITÜRK: PERSONELİN İHMALİ FACİAYA DÖNÜŞTÜ..
1331 kez okundu
4
FETÖ.’DEN KAÇAN İKİ KARDEŞ , NASIL MARKET ZENGİNİ OLDU?
1287 kez okundu
5
MAHKEME HABERİMİZE HAKARET YOK DİYEREK BERAAT VERDİ..
1131 kez okundu