İLÇEDE YAŞANAN TACİZ OLAYINDA BİR SİYASETÇİNİN ADI GEÇİYOR..
2
BEĞENDİM
Ordu’da yaşanan bir taciz olayı o ilçede yaşayan halkın tepkisini alırken, ismi geçen ve iddia edilen siyasetçinin de gösterilen tepkilere rağmen olayı örtbas edilmesi gündemde skandal haber olarak tepkilere neden olmaya devam ediyor.. İsteriz, inşallah böyle bir haber gerçek olmasın..
Geçtiğimiz günlerde Ordu’nun Gölköy ilçesinde meydana gelen bir taciz olayı halkın tepkisini almaya devam ediyor..Her şey bir sır gibi saklanmış.
İlçede bir siyasi partiyi temsi eden ve aynı zamanda Gölköy’de iş insanı olan bir siyasetçinin yaşı reşit olmayan bir kız çocuğunun cinsel istismara uğradığı ve hamile kalması sonucu da çocuğunun Samsun’da özel bir doktora götürerek aldırıldığı iddia ediliyor.
OLAY SOSYAL MEDYADA PATLADI..
Yaşanan olayın bir sosyal medya sayfasında paylaşılması üzerine kız çocuğunun ailesinin şikayetçi olmaması için Ordu’dan kendilerine 2 daire alındığı iddiaları da olayın doğruluk derecesini biraz olsun gerçekleri çağrıştırıyor.
ŞÜPHELİ KİŞİ İLE İRTİBAT KURDUK..
YÖN gazetesi olarak halk arasında adı geçen H.D. isimli siyasetçi ile telefonda görüşerek, bu skandal haber ile kendisinden bilgi istedik. Hangi partiden, hangi siyasetçi olduğunu soran okurlarımız zaten her zaman adı geçen bir parti temsilcisinin olduğu ve hatta geçtiğimiz günlerde Mesudiye ilçesinde o partide yaşanan bir olay da gündeme gelmiş ve sessizliğini partimden istifa ettim diyerek konu kapatılmıştı.
“SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK..”
Konuyla ilgili olayı bize anlatan ve adı geçen siyasetçi, “Biz bu olayı Savcılığa verdik, kimse bulunsun. Kim yaptıysa, varsa böyle bir olayı o kişi bulunsun. Bunların tamamen yalan ve iftira” olduğunu söyledi.
Savcılığa yapılan şikayet dilekçesinden bir örnek alabilirmiyiz, yalan haber yapmayalım diye sorduğumuzda ise, “Bu % yüzde 100 iftira ile olan bir şey. Bu çok saçma ve lanet bir durum meselesi. Madem böyle bir olay var, madur olan kişi gitsin Savcılığa suç duyurusu yapsın, bu yaptı desin, şu yaptı desin. Biz Gölköy’de siyasetçiler olarak toplanıp aramızda bir karar alarak savcılığa müracaat ettik ve soruşturma şu anda gizli yönlü olarak soruşturuluyor, bu konuda belge vermeyi uygun görmüyorum” dedi.. Biz de kendilerine Teşekkür ettik.
Büyükşehir Belediyesi 380 bin adet yazlık sebze fidesi dağıtımına başladı.. Yoğun bir kalabalığın yaşandığı fide dağıtımında adeta izdiham yaşanıyor. Fide başına da 5 TL. ücret alınıyor..
Ordu Büyükşehir Belediyesi, 5 yılda kendi seralarında ürettiği 4 milyonu sebze fidesini vatandaşlara dağıttı. Yaz sezonu içinde hazırlıklarını tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, 380 bin yazlık sebze fidesinin dağıtımına başlarken vatandaşlarda dağıtım noktalarına akın etti.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in göreve geldiği ilk günden bu yana nitelikli tarım çalışmalarına büyük önem veren, tarımsal üretim yapan vatandaşlara destek ve eğitim veren programlar uygulayan, üretimi teşvik ederek 35 bin dönüme yakın âtıl tarım arazisini verim ve üretime kazandıran Büyükşehir Belediyesi, kendi seralarında şuana kadar ürettiği 4 milyon adet yazlık ve kışlık sebze fidesini üreticilerle buluşturdu.
DAĞITIM NOKTALARINDA YOĞUNLUK OLUŞTU
Büyükşehir Belediyesi şimdi de yaz sezonu için tohumdan üretilen 380 bin yazlık sebze fidesini de üreticilerle buluşturulmaya başladı. Dağıtımın başlaması ile fide dağıtım noktalarına akın eden vatandaşlar, burada yoğunluk oluşturdu.
VATANDAŞLARDAN BAŞKAN GÜLER’E TEŞEKKÜR
Büyükşehir Belediyesinin kendi seralarında ürettiği fidelerden alan vatandaşlar, duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Uygulamadan dolayı çok memnun kaldıklarını aktaran vatandaşlar, kendi sebzelerini kendileri üretmek amacıyla fide dağıtımlarını çok beğendiklerini belirttiler. Büyükşehir Belediyesinin tarım çalışmalarına da değinen vatandaşlar, tüm bu destekleri dolayısıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini ilettiler.
MHP. İLÇE BAŞKANI MURAT KAÇAK BAHÇELİYİ ZİYARET ETTİ..
0
BEĞENDİM
Fatsa MHP. İlçe başkanı ve aynı zamanda sevilen iş insanı Murat Kaçak yine kısa bir süreliğine Ankara’ya kaçarak genel başkan Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti..
Bahçeli ilse kısa bir sohbet ederek, hasbihal ettiğini sosyal medyadan paylaşan Murat Kaçak şu ifadelere yer verdi. :
“ATAM, ÖNDERİM, LİDERİM!!! Sayın Genel Başkanımızı ziyaret ettim, hayr dua’larını aldım. Kendi kalemimden yazdığım ve küçük bir kitap haline getirdiğim Ordu’muzda Milliyetçi Hareket Partisi ve Alevi Bekdaşi kültürünü anlattığım eserimi kendisine takdim ettim. Sayın Genel Başkanımız tüm hemşerilerimize selamlarını ve sevgilerini ilettim”
OBB.’nin Nisan ayı meclis toplantısında 6 meclis üyesi toplantıya katılmayarak izinli sayılmalarına karar verildi. Mecliste yoklama yapan başkan M. Hilmi Güler meclis oturumuna katılmayanların isimlerini tek tek okudu.
Yaşar Yürük, İYİ Parti Ünye, İ. Etem Kibar AKP. Fatsa, Hakan Şimşek CHP. Çamaş, Fahrettin Emir, CHP. Çamaş, Yakup Gürler, İYİ Parti Kabataş, Namık Paç, AKP.Korgan Meclis üyeleri Nisan ayı meclis oturumuna katılmadılar..
SOLAKOĞLU’NDAN BAŞKANA ÖVGÜLER..
İYİ Partinin Büyük Şehir Belediye meclis üyesi Ayşe Can Solakoğlu, mecliste gündem dışı yaptığı konuşmasında, başkan Dr. M. Hilmi Güler’e övgüler yağdırarak yapılan hizmetlere karşo TEŞEKKÜR ederek dilek ve temennilerini gündeme getirdi.
İL YÖNETİMİ İSE ELEŞTİRMİŞTİ…
Oysa İYİ Parti Ordu il yönetimi ve genel başkan yardımcısı Enver Yılmaz ise geçtiğimiz günlerde Ordu Büyük Şehir Belediyesini eleştirerek yerden yere vurmuştu.
İYİ Partinin genel olarak yaptığı eleştirilere rağmen, yerel olarak aynı partinin meclis üyesi övgüyle bahsediyorsa, genel olarak yapılan çalışmalar ya görülmüyor, ya da açıklamaların karalanmak amaçlı yapıldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
VATAN PARTİSİ ÇÖZÜM SÜRECİ KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTI..
1
BEĞENDİM
Vatan Partisi Ordu İl başkanı Osman Osman Erdaş çözüm süreci konusunda Öcalan’ın “Devletle ve Toplumla bütünleşme” konusunda yaptığı açıklamasında bir basın açıklaması yaparak, “Bütünleşen Türkiye Yolunda PKK Kongresinin Fesih sürecini kirletmesine izin verilemez” dedi.
BAŞKAN ERDAŞ’IN YAPTIĞI AÇIKLAMA AYNEN ŞÖYLE :
PKK 12. Genel Kongresi’nin 12 Mayıs 2025 günü kamuoyuna açıklanan kararı, Öcalan’ın “Devletle ve Toplumla bütünleşme” hedefine açıkça tavır almıştır. Bu karar, Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Çağrısında belirlenen karar değildir. Rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in bize açıkladığı karar da değildir. PKK 12. Kongresinde ağırlığı oluşturan ABD ve İsrail güdümlü unsurlar, PKK’nın kendisini feshetme ve silah bırakma sürecini zehirlemeye kalkmışlar, bunu başaramasalar da kirletmişlerdir. Karar, Türk-Kürt kardeşliğini bozmaya yönelik, Türk milletinin Türkü ve Kürdüyle birliğini baltalayan, PKK’nın feshedilmesi ve silah bırakması sürecine karşı koyan çırpınışları temsil etmektedir.
PKK Silah Bırakmaya ve Dağılmaya Mecburdur
PKK Kongresi’nin Çırpınışları Boşunadır..
Öcalan’ın da belirttiği gibi PKK ömrünü bitirmiştir. Artık PKK’nın tarihsel zemini kalmamıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Polisi, uzun yıllar süren bir mücadele sonucunda, ABD ve İsrail gibi önemli devletler tarafından desteklenen, eğitilen ve silahlandırılan PKK’yı şehitler vererek etkisiz hale getirmiştir.
PKK 12. Kongresi Kararı, “PKK’nın tarihî misyonunu tamamladığını” itiraf ettikten sonra, örgütün faaliyetini sürdürmeye yönelik çırpınışları içeriyor:
Örgütün PKK ismiyle devam etmeyeceğini söylüyor, başka isimlerle devam iddiasını taşıyor.
“Özgürlük hareketi için yeni bir dönem başladığını” belirterek, “Hareketin” bu yeni dönemde devam edeceğini ileri sürüyor.
Önümüzdeki dönemde “daha örgütlü” olacakları umudunu yaymaya çabalıyor.
Kürt kimliği temelinde “kadınların ve gençliğin öncülüğünde” ve “sosyalist demokratik toplum” lafları altında örgütlenmede ısrar ediyor.
Hiçbir karar ve hiçbir güç, arkasında ABD, Avrupa ve İsrail olsa bile, PKK’yı diriltemez. PKK ömrünü tamamlamıştır. Daha önemlisi, içine girdiğimiz süreç, PKK’nın etkilediği insanlarımızın ve Kürt vatandaşlarımızın, Öcalan’ın da belirttiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ve Türk milletiyle bütünleşme sürecidir. Bu süreç, iki yüzyıllık Türk Devrimidir, Millî Demokratik Devrimimizdir.
Ayrı Örgütlenme Ayrılığa Götürür
Birlikte Örgütlenme Birliğe Götürür
Bütün dünyada ABD emperyalizminin Gelişen Dünyada millî devletleri yıkıma uğratmak için gündeme getirdiği kimlik temelli programların iflas ettiği ve tarihe karıştığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Türkiye bu sürecin öncüleri arasındadır.
Ayrı örgütlenme, ayrılığa götürür. Birlikte örgütlenme birliğe götürür. PKK Kongresi’nin ayrılıkçı iddiaları, bu iddianın sahiplerini tarihin çöplüğüne taşımak dışında bir sonuç vermeyecektir.
Bütün kavimsel kökenlerden ve mezheplerden Türkiye halkı, Vatan Partisi saflarında birlikte örgütlenecektir ve Millî Demokratik Devrimimizi birlikte kesin zafere götürecektir.
“Savunma” Adı Altında
Silahlı Mücadeleyi Sürdürme İddialarının Sonuçları Bellidir
PKK 12. Kongresi, Öcalan’ın “silah bırakma” kararını ağzına almaktan kaçınıyor, “Silahlı mücadele yöntemini sonlandırıyor” gibi korkak ve sinsi ifadelere sığınıyor. Dahası Kararda, “Saldırılar karşısında kendini savunma” gibi ifadelerle silahlı örgütlenmede direteceğini ilan ediyor. Kongre, PKK’nın ABD ve İsrail’den alınan yüzbinlerce Tır silahla yürüttüğü mücadelenin “haklı” ve “meşru” olduğunu öne sürerek, emperyalizm güdümlü silahlı mücadeleye meşruiyet mirası bırakma çabası içindedir.
Bu ifadeler, kendi kâşanelerinde oturarak, insanları ateşe süren sorumsuz ve yeteneksiz lider kalıntılarının ifadeleridir. Bu ifadelerin arkasında, kardeşleri birbirine kırdıran İsrail ve ABD politikaları vardır. PKK Kongresi Kararının geleceğe ilişkin silahlı mücadele iddiaları, artık ateşe süreceği delikanlı ve genç kız bulamayacaktır.
“Devletle ve Milletle Bütünleşme” Sürecini
ABD ve İsrail Dahil Hiçbir Güç Durduramaz
Öcalan, 27 Şubat 2025 günlü Çağrısında PKK’nın “devlet ve toplumla bütünleşme” kararı almasını istiyordu. Buna bağlı olarak “bağımsız Kürt Devleti, federe devlet, idarî özerlik ve Kültüralist talepler” gibi programların tarihsel zemininin olmadığını vurguluyordu.
PKK 12. Kongresi kararı, Öcalan’ın stratejik hedef olarak koyduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ve Türk Milletiyle Bütünleşme” programına cepheden tavır alıyor:
“Kürt demokratik ulusallaşması” iddiasını öne sürüyor.
ABD emperyalizminin “Küresel demokratik toplum” köleliğine teslim oluyor.
Lozan Antlaşmasıyla emperyalist devletlere imzalatılan Millî Devlete ısrarla karşı çıkıyor.
Emperyalizmin Gelişen Dünyaya dayattığı “Demokratik Modernite” gibi Millî Devrim düşmanı teorilerden medet umuyor.
“Ulus Devletçi Sosyalizm” gibi Sosyalist Devletin büyük zaferler kazanmış, biricik ve zorunlu devlet modeline tavır almaya kalkıyor.
PKK 12. Kongresi’nin emperyalistlerin millî devlet düşmanlığına piyonluk yapan kararı, dünya halklarının iki yüzyıldır zaferlerle ilerleyen mücadelesine karşı zavallı bir diretmedir. Türkiye, bu büyük mücadelenin öncü ülkeleri içinde özgün bir konumdadır.
Türkiye’nin Yükselen Asya Uygarlığının öncü mevzilerindeki Millî Demokratik Devrimini ABD ve Avrupa emperyalistleri ve İsrail Siyonistleri durduramamıştır ve durduramayacaktır. Türk ve Kürt bütün onurlu vatandaşlarımız bu büyük mücadelenin kahramanlarıdır.
PKK Kongresi İnsanlık Düşmanı
Küreselci Programın Hizmetinde..
PKK 12. Kongresi Kararı, baştan sona liberaldir, özel çıkarcıdır, kamuculuğa karşıdır, insanlık düşmanı küreselci programın hizmetindedir. Bu yönden tutarlıdır, “erkek egemenliğe karşı” Feminizm bayrağını bile dalgalandırmaktadır.
PKK Kongresi, yalnız günümüzde değil, tarihsel olarak da emperyalizmin güdümündedir. Millî devlet düşmanıdır. Lozan’a kin beslemektedir. Turgut Özal üzerinden Amerikancı 12 Eylül liberalizminin ve zorbalığının yandaşıdır. Özal’ın ünlü ABD güdümlü “Türkiye himayesinde Kürdistan” programına bağlılığını ilan etmektedir. O programda Kürt halkına emperyalizmin kuklası ve fedaisi olmak dışında bir pay yoktu ve bugün de yoktur.
PKK Kongresi’nin ABD ve Avrupa Emperyalistlerine
Selam Veren Onursuzluğunu Kürt Halkımız Paylaşmıyor.
PKK 12. Kongresi Kararı, “Küresel özgürlük hamlesine öncülük yapan dostları” önünde selama duruyor ve sözde “Küresel demokrasi”nin hizmetinde olduğunu ilan ediyor.
Kimdir “Küresel özgürlük hamlesine öncülük yapan dostlar”?
ABD ve Avrupa emperyalistleri dışında bu tanıma uyan bir ülke var mı?
PKK Kongresi, sinsiliği bir kimlik olarak özümlemiştir ve dostlarını bile göğsünü gere gere belirtemiyor. Çünkü Kürt halkından korkuyor ve bütün insanlıktan korkuyor.
PKK Kongresi’nin Kardeşliği Zehirleyen Yılan Dili
Öcalan, 27 Şubat 2025 günlü, “Barış ve Demokratik Toplum” başlıklı çağrısında, PKK’nın Kendini Fesih ve Silah Bırakma sürecine uygun olarak “yeni bir dil” kullanılmasını istiyordu ve kendisi de bu dilin özenli örneklerini veriyordu. PKK 12. Kongresi’nin dili ise, Türk ve Kürt kardeşliğini zehirlemeye kalkan yılan dilidir. Emperyalistlerin yüzyıllık ağzıyla Türkiye’yi dönüp dolaşıp “soykırımcılıkla” suçluyor. Kongre Kararının dilinde kinden, düşmanlıktan, hakaretten, kibirden, sinsilikten başka bir şey yok. Kongre kararını yazanlarda, ateşe sürdükleri insanların fedakârlıkları üzerinden kan dökücülüğünü sürdürme telaşı var.
Hükümetin “Terörsüz Türkiye” Planı Ötesinde
Devletle ve Milletle Bütünleşme Stratejisi..
AK Parti İktidarının “Terörsüz Türkiye” sloganının yaşadığımız stratejik süreci yönetmede yetersiz olduğunu ısrarla belirttik.
Çünkü terörün de zeminini kurutacak olan köklü tarihsel çözüm, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milletiyle bütünleşme stratejisidir.
Öcalan’ın “Devletle ve Toplumla bütünleşme hedefine” işaret ettiği bir tarihsel fırsatta, AK Parti iktidarının bu stratejinin gerisinde kalmasının sonuçlarını yaşamaya başladık ve eğer ısrar ederlerse ciddî sonuçlarla karşılaşacağız.
PKK Örgütünün Dağılması ve Silah Bırakması Yönündeki
Her Adımın Önünde Olacağız..
Gelinen aşamada Öcalan’ın Çağrısının çok gerisinde olmakla birlikte yine de bir mevzi kazanılmıştır.
Vatan Partisi olarak, PKK örgütünün dağılması ve silah bırakması yönündeki her adımın önünde olacağız. Bu yöndeki her girişimin başarısı için en anlamlı çabayı göstereceğiz ve en önemlisi köklü çözüm için, Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ve Türk Milletiyle Bütünleşme stratejisinin yön göstermesi için görev ve sorumluluk üstleneceğiz. Bu amaçla Devletimizin zaaflarını yenmesi ve güçlenmesi için çalışacağız.