
19 Nisan 2026 Pazar

Ordu eski valisi Tuncay Sonel’in Tunceli valiliği döneminde kayıp Gülistan Doku olayı ile ilgili olaylar ülke gündemine otururken, Ordu’da o dönem konuşmayan ağızlar, şimdi ahkam kesilmeye başlayarak bülbül gibi ötmeye başladılar.
Ordu’da Vali Tuncay Sonel zamanında ise bazı kişiler de Tuncay Sonel’ rüşvet almakla suçlamakla, kendisini de rüşvet verdiğini açık ve net olarak kamu oyu gündemine resmen açıklamış bulunuyor.
Ordu’da OSB. 2. Başkanı iş adamı Murat Şimşek, BTV..’ye verdiği bir beyanatında Ordu Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanvekili Murat Şimşek, 2023 yılına kadar Ordu Valisi olarak görev yapan Sonel’in kendilerinden rüşvet istediğini belirtti. Şimşek, “Mahkemeye çağırsınlar, bildiğimi söylerim” açıklaması yaparak resmen rüşvet verdiğini açıklamış bulunuyor ama, bunu da ispatlaması gerekir.
Şimdi diyeceklerki, ben söyledim, ihbar ettim, diyerek kendisini kurtarmaya çalışacak. Peki bu rüşvetmiydi, bağışmıydı. Vali bu parayı alıp cebine mi attı, yoksa vatandaşlar lehine kullandı mı, işte bu çok önemli.
Çünkü, bağış alma yetkisi valiliklerde, kaymakamlıklarda veya Belediyelerde yasal olarak hakları var. Hatta Belediyelerin yıllık bütçelerinde bağış bütçesi konur, ne kadar bağış alınacağı meclis kararı ile kabul edilir.
Evet, vali Tuncay Sonel’in kurumlardan veya zengin iş adamlarından bağış aldığını biz de gazeteci olarak çok iyi biliyoruz. Sonel o dönemlerde, “Adam gelmiş, silah ruhsatı istiyor, bende kendilerine bedava ruhsat yok, silah kullanacaksan, bedelini de ödeyeceksin şu kadar bağış vereceksin diyerek resmi olarak alıyorum. Topladığımız bağışları da her Çarşamba günü yaptığımız halk gününde ihtiyaç sahibi vatandaşlara market kartı olarak dağıtıyorum” diyerek anlatıyordu. Yani iş adamlarından alıp halka faklir-fukaraya verdiğini bizler de biliyoruz. Murat Şimşek severek isteyerek verdiği bağışı şimdi de rüşvet istedi diye yaygara yapıyor. Gazetelere de beyanat vererek aklı sıra kendini haklı çıkarmaya çalışıyor.
Şimdi tutmuş Ordu’da bir siyasi partinin başkanı da ahkam kesilerek “ORDU DOSYASI PATLARSA” diye beyanat vermeye başladı. Ya bildiğiniz bir şeyler varsa neden söylemiyorsunuz? Bu dosyaları neden patlatmıyorsunuz? Kimden korkuyorsunu? Madem yasa dışı bir şeyler olup da saklıyorsanız siz de suç ortağı olarak şüpheli sayılmaz mısınız=?
Nasıl olsa vali Sonel düşmüş, başına bir olay gelmiş, vurun, vurun bir tekme de siz atın misali olmuyor mu?
Eğer şayet, bir devletin valisi mülki amirliğini kullanarak yasa dışı bir olaylar yapmış ise, biz içimizde yılan beslemiş, yasa tanımayan birileri tarafından yönetilmiş değimliyiz?
Bunu biz söylemiyoruz. TCK.’da madde açıktır. Rüşveti veriyorsun, yok efendim, ben korktum, söyleyemedim, vs. gibi bahane yapmak yok. Devletin olduğu yerde korku olmaz. Şayet bunu o dönemde saklamış da şimdi söylüyorsan o zaman demekki, senin de rüşvet verip de karşı tarafı susturacak, ikna edecek kadar bir yanlışın ve korkun vardır, sende bir yanlış yaptın manasına gelmiyor mu?
Aşağıdaki bu maddeye göre Murat Şimşek kendi kendisini resmen ihbar etmiş ve suçunu da itiraf etmiş sayılır. Hakkında derhal yasal işlem başlatılmalıdır.
Türk Ceza Kanunu’na (TCK m. 252) göre rüşvet suçunda hem rüşvet veren hem de alan kişi suçludur ve cezalandırılır. Rüşvet suçu, kamu görevlisi ile üçüncü kişi arasında kurulan bir “karşılaşma suçu” yasa böyle emrediyor. Buna göre Murat Şimşek hakkında derhal gereken yasal işlemlerin yapılarak dava açılması gerekir..

Son günlerde Tunceli’de yaşanan olaylar, en çok Ordu’da gündeme gelmeye başladı..Ordu’da valilik yapan Tuncay Sonel sevicileri yaşanan bu üzücü olaylar sonrası bizleri Vay, vay, vali seviciler demeye zorladı. Ne kadar iki yüzlü insanların olduğunu da görmüş oluyoruz.. Bu kadar erken hüküm verme cesaretini nerden buluyorsunuz?
Tunceli’de vahşi çok üzücü bir olay yaşanmıştır. Aradan tam 6 yıl geçmiş. Yeni bir dosya açılarak Gülistan Doku olayı yeniden gündeme gelmiştir. Şu anda bu konuda hiçbir yorum yapmak, birilerini eleştirmek, onu katil veya suçlu göstermek bizim gazetecilik meslek ilkelerimize asla yakışmaz.
Bu konuda hiç kimseyi suçlamıyoruz, kimse suçsuz da demiyoruz, kimseyi de töhmet altında bırakamayız. Ancak, bize vay vay, vali seviciler diyerek birkaç söz söylemek düşer. Ordu basını ve Ordu’da bir çok önemli isimler her zaman olduğu gibi arkadan konuşmayı ve yazmayı çok seviyorlar.
Evet, şu ana kadar bu konuda hiçbir haber yapmayarak sadece olayları takip ediyoruz. Görüyoruz ki, Ordu basını bu konuda Vali Tuncay Sonel ve oğlunu suçlamak için adeta karalama kampanyalarına başlamışlar. Bilen de yazıyor, bilmeyen de yazıyor.
Sormak istiyoruz, bu konuda haber içerikleri bilgilerini nerden alıyorsunuz, Tuncali’de muhabiriniz mi var? Ajanslar yazıyor, sizler de kopyala yapıştır, huyunuzla adeta haberci olmuşsunuz. Allah insana hayırlı evlat versin, bilemeyiz, belki oğlu bir hata yapmış, vali de bir baba olarak oğlunu korumuş olabilir. Elbette ki, kimin suçu varsa adaletin önünde cezasını çeksin. Ancak, sanki Ordu’da gerek özel sayfa paylaşımında, gerekse haberciyim diye geçinenlerde adeta bir haber yayınlama yarışına girmişler.
Bir haber sitesinde birer saat arayla bir günde aynı konuyla ilgili haber 3-4 kez yayınlanıyor. Sanki ortada üzücü bir olay değil de bir bayram havası varmış gibi olayla ilgili haberi bilen de yazıyor, bilmeyen de yazıyor ve paylaşıyor. Yani buna haber hırsızlığından başka bir şey demiyoruz.
Vali Tuncay Sonel, Ordu’da görev yaptığı süre içersinde hani vali amcanızdı, canınınzdı, ciğerinizdi, onu Ordu’ya yaptığı hizmetleri nedeniyle çok seviyordunuz. Canımız, cicimiz çalışkan bir valimiz var diye övünenler nerdesiniz? Şimdi neden hiç üzülmüyorsunuz, dünkü dostunuz, amiriniz bugün düşmanınız mı oldu? Hele durun, soruşturmalar bir tamamlansın, ona göre haber tabiî ki yapılır. Şu anda insanları katil ilan etmek, çok büyük bir yanlış ve haksızlık değimlidir? Adaletin vereceği karara göre hareket etmek gerekmez mi?
Bu günkü Ordu basınının bu konudaki tutum ve davranışları, insanın aklına yarınları getiriyor. Allah göstermesin, acaba bizim de başımıza bir olay gelse demek ki, dostlarımız ve meslektaşlarımız aynı anda bizleri de suçlu ilan edecekler. O halde bugün dost ve arkadaş olanlara ebedi dost gözüyle bakmaya değmez. Yeterki düşme demekten başka bir söylemeye de gerek duymuyoruz..
NOT: Tuncay Sonel’in aleyhinde konuşanları ayrı bir haber yapacağız..

Ordu Üniversitesi ile Ordu Büyük Şehir Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen 3. Yaş 60 üstü Üniversite eğitiminin 2. Hafta 3. dönemi de sona erdi. Eğitm ve dersler gerçek öğrenci sınıflarını aratmayarak adeta başarılı bir şekilde devam ediyor.
Geçtiğimiz 3. Hafta stres yönetimi, finansal dolandırıcılık ve Seremik konusu ile devam etti. Ek olarak 3. kez de resim dersi eğitimleri verildi. Ordu Üniversitesi rektörü Orhan Baş, sınıfa gelerek, hem öğrencilerle tanıştı, hemde TRT. muhabiri Selim Becioğlu’nun sorularını yanıtladı.
Haftanın ilk dersi Doç. Dr. Nevin Günaydın, tarafından stres yönetimi hakkında verilirken Ordu Üniversitesi rektörü, Prof. Orhan Baş da sınıf ziyareti yaparak öğrencilere hitaben bir konuşma yaptı. Rektör Baş’ın konuşmalarını TRT. Muhabiri gazeteciler de kayda alarak eğitimin önemine vurgu yaptılar.
Doç. Dr. Nevin Günaydın, dersin konusu olan stres hakkında çeşitli açıklamalarda bulunarak Stersin insan hayatındaki etkilerini gündeme getirerek, insandaki beyin yapısı, sters hastalık ilişki, stresle başa çıkma ve stresin bireysel sonuçları gibi konular üzerinde tek tek açıklamalarda bulunarak öğrencilere açıklamalarda bulunda..
Dersin ikinci bölümü günümüzde her zaman her an yaşadığımız en önemli konular olan Finansal dolandırıcılık hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. İsmail Kaban internette günümüzde bir çok insanların dolandırılması ile ilgili tedbirleri açıklarken, kredi kartları hakkındaki dolandırılma konularını da gündeme getirdi.
Dr. İsmail Kaban, gündelik yaşadığımız bu olaylar karşısında çok dikkatli olunarak kişinin neler yapması gerektiği hakkında da önemli tavsilerde bulundu.
60 Yaş üstü öğrencilerin eğitiminin 3. Döneminde Dr. Öğretim üyesi Nihal Derin tarafından Seramik dersi verildi. Sanatsal bir eğitim olan seramik dersinde ise öğrenciler becerilerini sergileyerek çeşitli araçlar ve heykel-resimler yaparak hünerlerini sergilediler.
Üçüncü gün dersi ek resim dersi ile deva ederek haftanın son dersi böylece sona ererken, önümüzdeki hafta, Salı ve Çarşamba günleri 2 ders daha göreülerek eğitime devam edilecek.


Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu yurt içi faaliyet programı kapsamında düzenlenecek Kızlar U14 Basketbol Türkiye Şampiyonası için kura çekimi gerçekleştirildi, gruplar netleşti. 4 Grup ve 16 takımın katılım sağlayacağı şampiyona, Başpehlivan Recep Kara Spor Salonu’nda ve Atatürk Spor Salonu’nda oynanacak.
20-26 Nisan tarihleri arasında Kızlar U14 Türkiye Şampiyonası’nda Fenerbahçe, Botaş, Emlak Konut, Nesibe Aydın, TED Kolejliler, Ankara DSİ, Mersin Gençlerbirliği, İzmir Yükseliş, Eyüp Sultan Belediyesi, Çankaya Üniversitesi, Mersin Beta Akademi, KKTC Levent Koleji, Antalya Gelişim, İz Efe İzmir, Gallardo Ankara, Samsun Canik Belediyesi katılım sağlayacak.
Şampiyona hakkında açıklamalarda bulunan Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel, “Basketbol’un kalbi bir hafta boyunca şehrimizde atacak. Geleceğin 12 dev adamlarını şehrimizde misafir edeceğiz. Ordu olarak böylesine önemli bir Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Altyapı sporlarının gelişimi açısından bu tür organizasyonlar son derece kıymetli. Genç sporcularımızın erken yaşta rekabet ortamını deneyimlemesi, onların hem sportif hem de kişisel gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Tüm takımlarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Fair-play ruhunun ön planda olduğu, sakatlıksız ve heyecan dolu bir şampiyona olmasını temenni ediyorum. Tüm sporseverleri bu güzel organizasyonu takip etmeye davet ediyoruz.” dedi.

Perşembe İlçesi Sakin Şehir Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen “Gastronomi Festivali” ödül töreni yapıldı. Törene Ordu valisi Muammer Erol’da katıldı.
Perşembe Kaymakamlığı ve Perşembe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, Sakin Şehir Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen programa, Vali Muammer Erol’un yanı sıra Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Belediye Başkan Yardımcısı Seyfettin Bilkay, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, Sakin Şehir Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Feray Eren, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Sakin Şehir Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Feray Eren, “14-17 Nisan tarihleri arasında Turizm Haftası münasebetiyle okulumuzda düzenlediğimiz Gastronomi Festivali ödül törenine hoş geldiniz. Gastronomi, günümüzde bir şehri ziyaret etmek için başlı başına bir sebep haline gelerek turizmin en güçlü kollarından biri olmuştur. Modern turist artık sadece ‘görmek’ değil, o kültürün ruhunu ‘tatmak’ istemektedir. Gastronomi, bir bölgenin tarihini ve yaşam biçimini en somut şekilde yansıtan unsurdur. Örneğin; Ordu’nun kara lahanası veya mısır ekmeği, sadece bir yemek değil, Karadeniz insanının zorlu doğayla olan mücadelesinin ve uyumunun bir simgesidir. Misafirlerimiz ilimizin doğal ürünleri ile yapılan yemekleri talep ettiklerinde aynı zamanda hikâyesine de ortak olurlar. Deniz, kum ve güneş turizmi sadece yaz aylarında yoğunken; gastronomi turizminin yılın her mevsiminde yapılabilmesi, turizm sezonunu tüm yıla yayarak yerel ekonomiye sürekli canlılık sağlamaktadır. Bu turizm türü, doğrudan yerel üreticiye, küçük esnafa ve çiftçiye dokunarak yerel kalkınmayı destekler. Ordu’da bir yayla evinde peynir yapımına katılmak veya fındık bahçesinde hasata katılmak klasik gezilerden çok daha kalıcı anılar bırakmaktadır. Artık yerel ürünlerle yapılan standart reçeteli yemeklerin yaygınlaşması ve her menüde yerini alması gerekmektedir.” diye konuştu.
15-22 Nisan Turizm Haftası kutlamaları kapsamında ilimizdeki tüm yiyecek içecek hizmetleri alanı bulunan okulların öğrencileri ile ilimizde bulunan otel ve restorantlarda çalışan genç şeflerin katılım sağladığı bir yemek yarışması hazırlandı.
Her okul et yemeği tabağı ile balık yemeği tabağı hazırladı. Hazırlanan tabaklarda ilimizin coğrafi işaret tescilli ürünlerinden en az birinin kullanılma zorunluluğu şartı getirildi.
Bu kapsamda düzenlenen coğrafi işaret tescilli en az bir ürünün kullanımının zorunlu olduğu et ve balık yemekleri kategorisinde altın madalya kazanan öğrencilere ödüllerini Vali Muammer Erol, coğrafi işaret tescilli en az bir ürünün kullanımının zorunlu olduğu et ve balık yemekleri kategorisinde gümüş madalya kazanan öğrencilere ödüllerini Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Genç Şefler yarışmasında ödül kazanan şeflere ise ödüllerini İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu ve diğer protokol üyeleri tarafından tarafından verildi.
Program, öğrencilerin atölyelerde hazırladığı ürünlerin yer aldığı
kokteyl ile sona erdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.