45 okunma

Hakim İslam Çiçek’e mektup gönderdi.. Şikayet etti..

15 Ekim 2015 18:04
0

BEĞENDİM

İŞTE O MEKTUBUN AYNISINI YAYINLIYORUZ..

Sayın İSLAM ÇİÇEK..   

3. Sulh Ceza Hakimi – İSTANBUL

Öncelikle mesleğinizde başarılar diler, saygılar sunarım..

Sayın Hakim bey,

Ben www.yongazetesi.com.tr haber sitesinin ve Yerel olarak yayın yapmakta olan aylık YÖN gazetesinin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürüyüm.  40 yıl bu işe emek vererek, emekli olmuş ve ülke sevdası ve meslek aşkına hala  bu göreve devam etmekteyim.

Fakat verdiğiniz bir karar neticesinde sizlere bu mektubu yazmak zorunda kaldım. Belki yanlış yapıyorsam, özür dilerim. Bu arada bilmediğim bir şey varsa da öğrenmiş olurum.

Mahkemenizin 2015/3305 D. İş. Nolu dosyası hakkında verdiğiniz karar neticesinde sizlere bu mektubu yazmak zorunda kaldım.

Sayın hakimim, haberde muhatap alınan kişi zaten şüpheli iddiası olarak yer almıştır. Kimse suçlu olarak gösterilmemiştir.  Haberin kaynağı ise Emniyet birimlerinden temin edilmiştir. Adı geçen Selami Özbey’i suçlu olarak göstermedim. Fakat bu haberi internette okuyan vatandaşlar  beni arayarak teşekkür etmişlerdir.  Bir çok kişiler bu kişinin ağına takılarak kandırılmasına karşılık,  bir çok vatandaşımızın da maduriyeti önlenmiştir.

Verdiğiniz kararın yanlış olduğu inancındayım. Çünkü 5237 sayılı Türk ceza kanununda hangi haberlerin yayından kaldırılacağı, tarafıma gönderilen kararda dahi maddeler halinde açıklanmıştır. Yayından kaldırılan haberin içeriği bu maddelerin hiçbirini içermemektedir.

Hal böyle iken verdiğiniz karara karşı yaptığım itirazım da yerinde görülmeyerek ret edilmiştir. Bu nedenle de verdiğiniz karara uymak zorunda olduğum için söz konusu haber yayından kaldırılmıştır.

Sanırım dosya ve haber içeriği tam detaylı olarak incelenmeden bir dalgınlık neticesi hatalı veya yanlış bir karar verildiğini tahmin etmekteyim.

 

 

 

Bunun açık bir gerekçesi ise dosyaya yaptığım itiraz sonucu 4. Asliye ceza mahkemesi tarafından verilen kararda itiraz eden kişi olarak vekili Av. Osman Şahin olarak yazılması, bu konuda hatalı karar verildiğinin açık bir göstergesi olmuştur sanıyorum. Çünkü ben itiraz dilekçelerimde Avukat olarak değil, gazetenin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olarak itirazda bulundum ve imzalarım da dilekçenin altında açıkça görünmektedir.

Verdiğiniz karara elbette saygılı olduğumu yukarıda belirtmiştim.

Fakat, benim de bir birey olarak bu konuda kanuni haklarımı arayacağımı üzülerek belirtmek istiyorum.. Görüş ve yorumlarımı aşağıda açıklıyorum..

Kuşkum ve endişem şudur ki; Türkiye’de son günlerde yaşadığımız olaylar hepimiz için malumdur ve de üzücüdür. Basının yaşadığı olaylar da ortadadır.

 

Acaba sıra yerel basına mı geldi?.. diyorum..

Bizi bize bırak, sayın hakimim..

Siz çiçeksiniz.. Çiçeklerimizi susuz bırakarak, ülkemizi zehirli otlara teslim etmeyelim..

Hakimin vicdanı varsa, suçsuzların da Allahı var..

Verilen karar doğruysa gazeteciliği bırakacağım.. Ben yaptığım işin doğru olduğuna inanıyorum..

Bir Hakim hakkında yazı yazılmaz… Eleştiri yapılmaz.. O’nlar bizim hakkımızı hukukumuzu korur. Biz bir suç işlediğimizde, bir haksızlığa uğradığımızda onlar bizim yaşadığımız süre içersinde dünyada güvendiğimiz tek insanlardır.

Çünkü onlar bilerek yanlış yapmazlar. Onlar yeminlidir, taraf tutmazlar. Onların giydiği cübbenin cebi yoktur. Rüşvet almazlar. Onların giydiği cübbenin düğmesi yoktur. Kimsenin karşısında yaka iliklemezler.

Eğer bu yazdıklarımın tersi uygulanırsa, bu ülkede huzur ve rahat içersinde yaşama şansımız ve doğru görev yapma imkanınız asla olamaz. Hele görevlerini dürüst yapmak isteyen gazeteciler ve kamu görevlileri varlıklarını hiçbir zaman gösteremezler.

 

Fakat Hakimler ve savcılar yasasının 4. Maddesi var. O yasa aynen şöyle der :

 

Madde 4 – Hakimler mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

 

    Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.

 

İşte bu maddede altı çizilen üç kelime var.. Vicdan meselesi işin içine girince orada her şey durur..

Daha önce tutuklanan hakimlerimiz var ya.. Metin Özçelik ile Mustafa Başer.. Tutuklu gazetecilerin tahliye edilmesi için vicdani kanaatlerini  kullandılar, sonra da tutuklanıp cezaevine atıldılar..

 

Şimdi de Hakim İslam Çiçek, S. Özbey isimli bir vatandaşın müracaatı konusunda vicdani kanaatini kullandı. S.  Özbey’e sahip çıktı.. Yayınladığımız bir haberi yayından kaldırılmasına karar verdi.

 

Atalarımız boşuna söylememiş.. “Göz aldanabilir ama, vicdan ise aslaaaa” “Yalnız gözle değil, vicdanla da görmeye çalış” diye.. . (İşitmeyen kulak  sahibine duymayan vicdan, cemiyete zarar verir..)  demişler..

Eğer vicdani kanaat kullanılmayacaksa, önce bu 4. Maddenin değiştirilmesi gerekir.  O zaman kimse vicdandan söz edemez.

İşte bizim gazetecilik mesleği de böyledir. Bir haber yapılır, veya köşe yazılırken,  olayın en hassas noktalarına kadar inceleyip, araştırılır ve öyle yazılır. Aynı vicdani karar burada da gündeme gelir.

Allah göstermesin, yalan, iftira ve karalama kampanyasından uzak durmak gerekir.  Yalan yazmamaya dikkat etmek gerekir. Yanış yapmak her insanın kaderinde vardır. Ama yanlıştan dönmek ve yanlışı düzeltmek de asli bir görevdir.

 

Sayın Hakim bey son olarak diyeceğim şudur :

Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza  hakaret etmedik. Teröre destek vermedik.  Paralelci, Havuzcu olmadık. Vatanın bölünmezliğini ve bütünlüğünü koruduk. Sadece hırsızı ve yolsuzu yazdık.

 

Vatandaşın biri üzerine atılı bulunan suçlamalarla ilgili  gariban vatandaşları dolandırdığı iddiaları nedeniyle haber yayınlanmıştır. Yıllarca, aylarca  çalışarak hayatını kurtarmak için çalışan, para biriktiren zavallı vatandaş, bir anda varını yoğunu bu kişiye kaptırarak o vatandaşın hayatını karartmıştır.  Dünyasını başına yıkmıştır. Çaresiz kalmıştır. Çareyi karakollara şikayet etmekte bulmuştur. Şahıs adliyeye sevk edilmiştir. Kararı da yüze yargıç mensupları vermiştir. Kişiyi suçlamak ve suçlu göstermek niyetinde değiliz. Ama maalesef bu günümüzde bu işi yapan insanlar kendilerini çok güzel aklama yolu bulmaktadırlar.

 

İşte bu haberle ilgili sonuç da böyle olmuştur. Detayları geniş bir şekilde anlattığım inancındayım.

Sizlere saygılar sunuyor, görevlerinizde başarılar ve kolaylıklar diliyorum..

OSMAN ŞAHİN

YÖN Gazetesi Sahibi ve Sorumlu yazı İşleri Müdürü

 

Mektup haricinde birkaç açıklamada daha bulunmak istiyorum.. Ayrıca dosyanın detayları hakkında Adalet Bakanlığına ve HSYK’da başvurarak şikayette bulundu. Daha sonra hukuki yollara başvurularımız devam edecektir.

Hakim İslam Çiçek son günlerde  Medyaya karartma operasyonunda gözaltı kararlarını Facebook’ta Recep Tayyip Erdoğan’ı beğendiğini ilan eden hakim olarak tanınıyor.

 

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Samanyolu TV Grup Başkanı Hidayet Karaca’nın başta olduğu 32 kişilik gözaltı kararını vererek 14 Aralık operasyonu’nu başlatan hâkim İslam Çiçek Meclis’te tartışma konusu olmuştu..

 

Daha önce Reza Zarrab ve Bakan çocuklarına tahliye kararı veren hakim olarak bilinen Çiçek’le ilgili şok bir iddia meclis gündemine taşınmıştı.  MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Çiçek’in Facebook sayfasında Başbakan Tayyip Erdoğan için, “Allah uzun ömür versin uzun adam” notunun yer aldığını açıklamıştı.

 

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    Ziyaretçiler
    Online: 0
    Bugün: 39
    Toplam: 4277

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.