
17 Eylül 2026 Perşembe



Şimdi sizlere çok önemli bir haberi paylaşmadan, yaşananlara sessiz kalmayacağımı belirtmek istiyorum. Bu konuda Ordu basınına b*k atılmasaydı ben sessiz kalacak, hiç de ilgilenmeyecektim. Çünkü, ucu bana da dokunuyor. Ordu’da yayın yapan TV. kanalının biri son günlerde adeta külhanbeylik yapmaya başladı. Neden ve nasıl mı? Şimdi yazacaklarımı dikkatle ve önemle okumaya devam etmenizi öneriyorum..

-CHP. Milletvekili Mustafa Adıgüzel’in yıllar önce söylediği yalanları yeniymiş gibi taze gündem yaratılmaya çalışılıyor.
Ordu halkının bu konuların içinde olmayanlar genellikle bu meseleyi anlamazlar ve kavrayamazlar. Ancak, sadece bu konuyla ilgisi olanlar farkına varır, bilgisi olmayanlar da bütün hayali, saldırıları gerçek sanırlar.

-Önceki ve şimdiki Basın Müdürlerini gündeme getirerek onları hedef göstererek gazetecilere bu vasıta ile b*k atmaya çalışıyorlar. Ancak, soruyorum ve çağrıyorum. Bu suçlamaya ve iddialara sessiz kalan gazeteciler, bu suçlamayı kabul etmiş ve doğru olduğuna inanmış dmeektir.
Söz konusu TV.’de Ordu Büyük Şehir Belediyesi ve başkan Dr. M. Hilmi Güler’e karşı yapılan yayın yolu ile saldırıları esefle, yakinen takip ediyorum. Diyeceksiniz ki; sizi neden ilgilendiriyor?

-Basın haricinde bu kişiler gündeme getirilerek, organize suç iddialarında bulunan bu yayın organı, böyle bir iddia vardı da neden bu zamana kadar gündeme getirmediniz? Neden susutunuz,? .. Çünkü musluğunuz kesildi, suyunuz kurudu, bunu bütün kamu oyu biliyor.
Belediyenin Basın görevlileri var, hukukçuları var, daire başkanları ve müdürleri var.! Çünkü, OBB.’de başkan dahil, bir çok kişiler adeta hedef alınarak, onlara çete benzetmesi yapılarak, Belediyede yasa dışı bir çok işlerin döndüğü gündeme getirilerek, bunu Ordu yerel basınının susturularak basına büyük oranda para dağıtıldığı iddiaları gündeme getirilerek, bizler de töhmet altında bırakılıyor.

-Hiçbir şeyden haberi olmayan, bilgi sahibi olmayan cahil vatandaşlara sokakta mikrofon tutarak adeta karalama kampanyası başlatılmış bulunuyor..
Şimdilik bu şahsın amaç ve isteklerini, özellikle pas geçiyorum ve bir tarafa koyuyorum. Ve kendisine soruyorum. Diyorum ki; yalandan anlamıyorum.

-Sokakta soru sorulan vatandaşların anlattıkları dahi gündemle bağdaşmıyor.
Hani demiştim ya ben anlamıyorum, anlasam da yine anlayamıyorum!..
1-Ordu Büyük Şehir Belediyesinden bu zamana kadar büyük paralar alarak susan ve Belediye aleyhinde haber yayını yapmayanlar kimler? Hangi gazete ve gazeteciler?
2-Şayet böyle bir uygulamalar var da bu zamana kadar neden gündeme getirmediniz? Niçin sustyunuz?
3-Yıllardır Ordu Büyük Şehir Belediyesinin içinde bulunduğunuz ve Enver Yılmaz döneminde de yaşadığınız olayları o dönemde sormadınız da şimdi neden gündeme getiriyorsunuz?
4-O dönemden beri çevirdiğiniz çarklar karşılığında şimdi avantanız kesilince iyi ve güzel olan her şey şimdi kötü oldu öyle mi?
5-Ben gazeteci olarak bu zamana kadar OBB.’den böyle bahsettiğiniz şekilde bir para alarak susturulmadım. Ve kimse de beni susturamaz. Sadece 3 yıl öncesine dayalı olarak basılı gazete abone ücreti dışında bir kuruş almış değilim. İş yapmadan, hak etmeden de asla bir kuruş dahi alamam. Reklam veya işimi yaparsam hakkımı da alırım.
6-Ordu Büyük Şehir Belediyesi ile bu zamana kadar mahkemelik olan, zamanın Belediye başkanı Enver Yılmaz’a ceza aldıran ve karşılığında tazminat parası alan Ordu’da tek gazeteci ben olduğuma göre, sizlere de bu hesabı sorarım. Ben bunları yazarken, onlarla savaşırken, mahkeme kapılarında uğraşırken, sizler avantanızı alarak susuyordunuz. Hayırdır, bugün ne oldu?
İşte bu nedenle şimdi avantanız kesilince alarm zilleri çalmaya başladı ve çete suçlaması yapıyorsunuz, sonra da Ordu basınını suçluyorsunuz. Sizleri bu konuda açıkça, mertçe açıklama yapmaya ve o gazetecilerin, çetelerin isimlerini tek tek açıklamaya çağırıyorum.
Anlamıyorum..Defalarca anlamasam da, sonunda anlatmasını da çok iyi biliyorum ve bileceğim.

-Şimdi eski görüntüler ekrana getirilerek alenen her gün, her haber yayın proghramında yıpratılmaya çalışıyorlar.